Makale
Zaman Damgaları ve Dijital Kayıtlarda Tarih-Saat Bilgisinin Güvenilirliği
- Yayımlandı
- Güncellendi
Dijital kayıtta görünen tarih ve saat, olayın gerçekleşme zamanıyla her zaman aynı değildir. Bir dosyanın oluşturulma alanı, mesajın sunucuya ulaşması, güvenlik günlüğünün yazılması ve ekran görüntüsünün alınması farklı işlemleri ifade edebilir. Bu alanlar birbirine çevrilmeden ve anlamları araştırılmadan hazırlanan kronoloji, teknik olarak düzenli görünse bile yanlış sonuç üretebilir. Ceza muhakemesinde zaman bilgisi, kaydın neyi ve hangi saat kaynağına dayanarak ölçtüğü açıklanarak kullanılmalıdır.
Zamanın belirlenmesi yalnız olay sırasını kurmaya yaramaz. Kişinin olay yerinde bulunup bulunmadığı, hesabı hangi dönem kullandığı veya belirli işlemin başka bir eylemden önce gerçekleşip gerçekleşmediği de zaman kayıtlarıyla ilişkilendirilebilir. Birkaç saniyelik farkın önemli olduğu olayla yalnız gün bilgisinin yeterli olduğu olay aynı kesinliği gerektirmez. İncelemenin hassasiyeti, ispatlanmak istenen olguya göre belirlenmelidir.
Her tarih alanı aynı olayı ölçmez
Dosya sistemlerinde oluşturulma, son değiştirilme ve erişim gibi farklı zaman alanları bulunabilir. Alanların anlamı işletim sistemine ve dosya sistemine göre değişebilir. Bir dosyanın başka ortama kopyalanması bazı alanları yenileyebilirken diğerlerini koruyabilir. Bu nedenle inceleme programında “oluşturuldu” yazması, içeriğin ilk kez o anda üretildiğini göstermeyebilir. Rapor, kullanıcıya görünen etiketten önce veri alanının teknik anlamını açıklamalıdır.
Bir fotoğrafın içine yazılan çekim tarihi ile dosya sistemindeki tarih de farklı kaynaklardır. Fotoğraf düzenleme, dışa aktarma veya mesajlaşma hizmetinden indirme bu alanları etkileyebilir. Üstverinin bulunması yararlıdır; ancak değiştirilemez olduğu varsayılamaz. Çekim zamanı iddiası, mümkünse cihazın diğer kayıtları, özgün dosya ve olayın dış koşullarıyla karşılaştırılır. Üstverinin yokluğu ise tek başına sahtecilik belirtisi kabul edilmemelidir.
Mesaj kayıtlarında gönderim, sunucu kabulü, alıcıya teslim ve okunma zamanları birbirinden ayrılır. Kullanıcının çevrimdışı yazdığı bir mesaj daha sonra iletilebilir. Bildirimin telefona ulaşması ile mesajın kullanıcı tarafından görülmesi de aynı işlem değildir. Kronolojide yalnız tek bir saat gösterilecekse bunun hangi aşamaya ait olduğu yazılmalıdır. Aksi halde teknik olaydan insan davranışına dayanağı açıklanmayan bir geçiş yapılır.
Saat dilimi dönüşümünün görünür olması
Dijital sistemler zamanları UTC olarak saklayabilir, kullanıcıya yerel saatle gösterebilir veya saat dilimi bilgisini hiç taşımayabilir. RFC 3339, tarih ve saat bilgisinin anlaşılır bir biçimde temsilinde zaman farkının belirtilmesine ilişkin teknik çerçeve sunar. Bununla birlikte biçimin doğru olması, cihaz saatinin doğru ayarlandığını kanıtlamaz. Gösterim standardı ile ölçüm doğruluğu birbirinden ayrı kontrol edilmelidir.
Varsayımsal bir kayıtta 09.00 UTC ile UTC'ye üç saat eklenerek gösterilen 12.00 aynı ana karşılık gelebilir. İki alanı dönüşüm yapmadan karşılaştırmak üç saatlik yapay fark üretir. Buna karşılık saat dilimi bilinmeyen bir değere otomatik olarak yerel saat etiketi eklenmesi de doğru değildir. Belirsizlik varsa raporda belirtilmeli, dönüşümün hangi bilgiye dayandığı açıklanmalıdır. Kaynak değer ayrıca korunmalıdır.
Geçmiş tarihli incelemelerde olay tarihindeki saat düzeni esas alınır. Bir ülkenin bugün kullandığı saat farkını bütün geçmişe uygulamak hatalı sonuç doğurabilir. Yaz saati geçişi olan sistemlerde aynı yerel saat iki kez yaşanabilir veya belirli saat aralığı atlanabilir. İnceleme yazılımının dönüşüm için hangi kuralları kullandığı bu nedenle önemlidir. Özellikle eski kayıtların yeni sistemlerde açılması sırasında otomatik dönüşümler denetlenmelidir.
Rapor, özgün tarih alanı ile dönüştürülmüş gösterimi birlikte tutabilir. Kullanılan saat dilimi, dönüşüm yöntemi ve gerekiyorsa belirsizlik aralığı açıklanır. Böyle bir kayıt düzeni ikinci incelemecinin sonucu yeniden hesaplamasına imkan verir. Yalnız dönüştürülmüş sonucun bırakılması, dönüşüm hatasının sonradan bulunmasını güçleştirebilir. Hukuki tartışmanın merkezindeki zaman bilgisi teknik işlem sırasında geri izlenebilir kalmalıdır.
Sayısal zaman alanının çözülmesinde başlangıç tarihi ve kullanılan birim de kontrol edilmelidir. Aynı sayı saniye, milisaniye veya başka bir sistemin zaman birimi olarak yorumlandığında farklı tarihler üretilebilir. Beklenmedik derecede eski veya ileri tarihler, gerçek olay tarihi kabul edilmeden önce çözümleme hatası bakımından incelenmelidir. Kullanılan yazılımın alanı destekleyip desteklemediği ve başka araçla kontrol edilip edilmediği raporda açıklanabilir.
Tarih biçimleri de yanlış okumaya neden olabilir. Gün ve ay sırasının farklı olduğu iki sistem arasında aktarılan kayıt, geçerli görünen fakat yanlış bir tarihe dönüşebilir. Kaynak biçim korunarak bu risk giderilebilir. Özellikle dosyanın tablo programında açılması sırasında otomatik dönüşüm yapılıp yapılmadığı denetlenmelidir. İnceleme için oluşturulan çalışma tablosu, ham kaydın yerine geçirilmemeli; her düzeltme ve yorum kaynakla karşılaştırılabilir tutulmalıdır.
Hassasiyet, doğruluk ve saat sapması
Bir kaydın milisaniye göstermesi, saatin milisaniye doğruluğunda olduğu anlamına gelmez. Hassasiyet, değerin hangi küçük birimle yazılabildiğini; doğruluk ise gerçek zamanla ne ölçüde uyumlu olduğunu anlatır. Saat beş dakika yanlışken çok sayıda ondalık basamak gösterilebilir. Bilirkişi raporu bu ayrımı yapmadığında görünürdeki ayrıntı, ispat gücünü olduğundan yüksek gösterebilir. Ölçülen değerin güven sınırı ayrıca değerlendirilmelidir.
Cihaz saatleri zaman içinde ileri veya geri kayabilir. Ağ üzerinden saat eşitlemesi bu farkı azaltabilir, fakat eşitleme hizmetinin açık olması her anda başarılı çalıştığını kanıtlamaz. Bağlantı sorunları, yanlış sunucu ayarı veya kullanıcı müdahalesi araştırılabilir. Somut bir sapma iddiası bulunduğunda saat eşitleme günlükleri ve başka güvenilir zaman kaynakları yararlı olabilir. Hiç tutulmamış bir kayıt varmış gibi varsayım yapılmamalıdır.
Elkoyma anında cihaz saatiyle güvenilir referans saatin karşılaştırılması, inceleme için önemli başlangıç bilgisi sağlar. Ancak o anda belirlenen farkın olay tarihinde de aynı olduğu otomatik kabul edilemez. Cihaz arada yeniden başlatılmış veya saati düzeltilmiş olabilir. Geçmişteki sapmayı hesaplamak için ayrıca kayıt gerekir. Tek ölçümden bütün kullanım dönemine yayılan kesin düzeltme yapılması, açıklanmamış bir varsayım oluşturur.
Saat aniden geriye alındığında günlük satırlarının zaman sırası bozulabilir. Aynı kayıt sistemi içindeki sıra numaraları veya işlem ilişkileri, salt saat sıralamasına göre farklı bir olay dizisi gösterebilir. Bu çelişki doğrudan kayıtların sahte olduğunu kanıtlamaz. Saat değişikliği, gecikmeli kayıt veya toplu aktarım gibi açıklamalar incelenmelidir. Teknik rapor, hangi sıralamanın hangi nedenle tercih edildiğini göstermelidir.
Kayıt gecikmesi ve toplu aktarım
Olayın gerçekleşmesiyle günlüğe yazılması arasında süre bulunabilir. Yoğun sistemler kayıtları bellekte bekletip daha sonra diske yazabilir. Ağ kesintisi yaşayan cihaz, biriktirdiği olayları bağlantı kurulunca buluta gönderebilir. Sunucunun teslim aldığı saat ile cihazın olay saati bu nedenle farklıdır. İnceleme, hangi alanın olay zamanını ve hangisinin işleme alınma zamanını gösterdiğini belirlemelidir. Gecikme her zaman kullanıcı davranışıyla açıklanamaz.
Bir güvenlik kamerasının dosyası saatlik paketler halinde oluşturuluyorsa, dosyanın kapanış zamanı görüntüdeki bütün olayların zamanı değildir. Benzer şekilde günlük arşivinin oluşturulma tarihi, içindeki satırların ait olduğu dönemden sonra olabilir. Paket düzeyindeki tarih ile iç kayıtların tarihleri ayrı okunmalıdır. Yalnız arşiv dosyasının özellikleri üzerinden olayın tek bir saatte gerçekleştiği kabul edilmemelidir.
Sistemler arasında veri çoğaltılması da gecikme yaratabilir. Aynı işlem birincil sunucuda, yedekte ve raporlama sisteminde farklı zamanlarla görülebilir. Bu kayıtların hepsi bağımsız olaylar olarak sayılırsa işlem sayısı yanlış artabilir. Ortak işlem kimliği veya başka bağlayıcı alanlar karşılaştırılarak kopyaların ilişkisi araştırılır. Kronoloji hazırlanırken kayıt çoğalması ile olay çoğalması birbirinden ayrılmalıdır.
Doğrulanabilir zaman damgasının işlevi
Gündelik dilde her tarih alanına zaman damgası denebilse de, doğrulanabilir zaman damgası hizmeti daha özel bir mekanizmadır. RFC 3161 çerçevesindeki sistemlerde veri özetiyle belirli zaman arasında imzalı bir bağ kurulur. Bu mekanizma, ilgili verinin belirli zamandan önce mevcut olduğuna ilişkin teknik kanıt sağlayabilir. Yerel dosya tarihinin kullanıcı tarafından değiştirilmesiyle aynı güven düzeyinde değerlendirilmemelidir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, zaman damgasını elektronik verilerin belirli işlemlerinin zamanını tespit amacıyla elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kayıt olarak tanımlar. Hukuki değerlendirme, hizmetin niteliğini ve doğrulama sonucunu dikkate almalıdır. Bir belgenin üzerinde yalnız “zaman damgalı” ifadesinin bulunması yeterli değildir. Damga verisi ve ilgili belge arasındaki bağın teknik olarak kontrol edilebilmesi gerekir.
Damganın doğrulanması, belgenin içeriğinde anlatılan olayın doğru olduğunu göstermez. Bir kişi gerçeğe aykırı metin hazırlayıp zaman damgası alabilir. Damga, belgenin ilk yaratılma anını da zorunlu olarak belirlemez; belge daha önce mevcut olabilir. Bu sınırlar, zaman damgasının değersiz olduğunu değil, belirli bir ispat sorusuna cevap verdiğini gösterir. İçerik doğruluğu ve kişi aidiyeti ayrı delillerle araştırılır.
Tarihsel doğrulamanın korunması
Uzun süre sonra yapılan incelemede doğrulama için gerekli sertifika ve hizmet bilgilerine erişim güçleşebilir. Dosyanın yanında doğrulama verilerinin korunması bu nedenle önem taşır. Kullanılan algoritma, damganın kapsadığı veri ve ilgili hizmet bilgileri tanımlanmalıdır. Yalnız ekran görüntüsü halinde saklanan doğrulama sonucu, sonraki uzmanın işlemi yeniden yapmasına yetmeyebilir. Teknik kayıtların okunabilir raporla birlikte korunması daha güçlü denetim sağlar.
Belge sonradan değiştiğinde eski damga yalnız önceki sürüme ilişkin olabilir. İncelemeci, mahkemeye sunulan sürümle damgalanan sürümün aynı olup olmadığını kontrol etmelidir. Başka belgenin doğrulama sonucunun yanlışlıkla eklenmesi de mümkündür. Kayıtların dosya adıyla eşleştirilmesi tek başına yeterli olmayabilir; verinin kendisiyle kurulan teknik bağ esas alınmalıdır. Rapor bu eşleşmenin nasıl yapıldığını açıklamalıdır.
Farklı kayıtlarla ortak kronoloji kurulması
Telefon, banka sistemi ve kamera kayıtları aynı olayı farklı yönleriyle gösterebilir. Bunları tek çizelgede birleştirmek yararlıdır; ancak her kaynağın saat özellikleri önce ayrı incelenmelidir. Güvenilirliği bilinmeyen bir kayıt, diğerlerinin saatini düzeltmek için tartışmasız referans seçilemez. Düzeltme yapılmışsa dayanağı belirtilir. Kaynaklar arasındaki kalan farklar gizlenmek yerine olayın yorumuna etkisiyle birlikte gösterilmelidir.
Varsayımsal bir olayda kameranın saati yaklaşık iki dakika geri, giriş sisteminin saati ise doğru olabilir. Görüntüdeki kişinin kapıdan geçişiyle kart kaydı eşleştirildiğinde sapma tahmini yapılabilir. Ancak aynı kapıdan kısa aralıklarla çok sayıda kişi geçiyorsa eşleştirme daha belirsizdir. Birbirine bağlanan olayların gerçekten aynı olduğuna ilişkin gerekçe kurulmadan saat düzeltmesi kesinleştirilmemelidir. Teknik uyum, yalnız yakın saatlerden ibaret değildir.
Kronoloji tek tek kesin saatler yerine aralıklar içerebilir. Örneğin olayın 14.10 ile 14.12 arasında gerçekleştiği desteklenebiliyor fakat saniyesi belirlenemiyorsa, rapor bu aralığı korumalıdır. Kesinlik eksikliği yazım yoluyla kapatılmamalıdır. Mahkeme, bu belirsizliğin sanığın bulunduğu yere veya isnat edilen eyleme ilişkin hangi değerlendirmeyi etkilediğini incelemelidir. Her zaman farkı aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Zaman bilgisinin kişiye bağlanması
Belirli saatte bir hesapta işlem gerçekleşmesi, o işlemi belirli kişinin yaptığı sonucunu tek başına vermez. Otomatik görevler, paylaşılmış oturumlar veya başka cihaz erişimleri araştırılabilir. Zaman kaydı, insan aidiyetini destekleyen diğer olgularla birleştirilmelidir. Kişinin işyerinde bulunması da o anda bütün hesap işlemlerini yaptığı anlamına gelmez. Kronoloji, teknik kaydı kişiye bağlayan gerekçenin yerine geçemez.
Son erişim zamanı üzerinden belgenin okunduğu ileri sürülüyorsa, erişim alanını hangi işlemlerin güncellediği belirlenmelidir. İndeksleme hizmeti, güvenlik taraması veya yedekleme yazılımı dosyaya kullanıcıdan bağımsız erişmiş olabilir. Böyle bir imkanın bulunması tek başına somut olayın açıklaması değildir; sistem özellikleri ve destekleyici izler değerlendirilir. Rapor olasılık, gözlem ve doğrulanmış bulguyu ayrı ifade etmelidir.
Ceza yargılamasında itiraz ve gerekçe
CMK 217 uyarınca delillerin duruşmada tartışılması, tarih ve saat bilgisinin kaynağının da sorgulanabilmesini gerektirir. Savunma somut saat dilimi hatasına veya kayıt gecikmesine işaret ettiğinde, yalnız “sistem otomatik kaydetmiştir” cevabı sorunu çözmez. Otomasyon, yanlış yapılandırmayı engelleyen hukuki garanti değildir. İtirazın hangi kayıtla yanıtlandığı ve kronolojiyi değiştirip değiştirmediği açıklanmalıdır.
Bilirkişiye yöneltilecek soru, yalnız “suç tarihinde kullanılmış mıdır” biçiminde kalmamalıdır. İlgili zaman alanının teknik anlamı, saat kaynağı, dönüşüm işlemleri ve hata payı da araştırılmalıdır. Uzman bu teknik sınırları ortaya koyar; suçun gerçekleştiği veya kişinin sorumlu olduğu yönündeki hukuki değerlendirmeyi mahkeme yapar. Gerekçede zaman bilgisinden maddi olaya geçişin nasıl kurulduğu görünür olmalıdır.
Tutanak ve rapor arasındaki tutarlılık
İlk edinim tutanağında yazılan saat ile inceleme raporundaki saat farklıysa, bunun yazım hatası mı yoksa başka bir işlem zamanı mı olduğu belirlenmelidir. Sonraki rapor ilk kaydı sessizce düzeltmemelidir. Düzeltme gerekiyorsa önceki değer korunarak gerekçesi açıklanır. Böylece dosyayı inceleyen kişi, hangi bilginin hangi aşamada değiştiğini görebilir. İyi kayıt düzeni teknik belirsizliği büyütmez; denetlenebilir hale getirir.
Bir sunucu kaydının zaman alanı eksikse dışa aktarma sırasında kaybolup kaybolmadığı araştırılabilir. Özgün kayıtta bulunan saat dilimi, tabloya aktarılırken silinmiş olabilir. Bu durumda ilk veri yeniden temin edilerek belirsizlik giderilebilir. Ancak kaynak artık yoksa eksik alan tahminle tamamlanmamalıdır. Rapor, eldeki dosyanın hangi sorulara cevap veremediğini belirtmelidir. Eksikliği açıklamak, incelemenin bilimsel güvenilirliğinin parçasıdır.
Zaman kayıtlarının hukuki değeri, uzun ve ayrıntılı bir olay çizelgesi hazırlanmış olmasından doğmaz. Değer, her satırın doğru olaya, doğru kaynağa ve açıklanmış zaman sistemine bağlanmasıyla oluşur. Bir saat hatasının düzeltilmesi bütün isnadı değiştirebilir; başka bir olayda aynı fark önemsiz kalabilir. Mahkemenin gerekçesi, zaman doğruluğuyla ilgili teknik sonucu somut suçlama bakımından neden önemli veya önemsiz gördüğünü göstermelidir.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, ilgili arama, bilirkişilik ve delil hükümleri.Erişim: Kaynağı aç
- IETF, RFC 3339, Date and Time on the Internet: Timestamps, 2002.Erişim: Kaynağı aç
- IETF, RFC 3161, Internet X.509 Public Key Infrastructure Time-Stamp Protocol, 2001.Erişim: Kaynağı aç
- 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, m.3; TBMM kabul metni.Erişim: Kaynağı aç
- NIST SP 800-86, Guide to Integrating Forensic Techniques into Incident Response, 2006.Erişim: Kaynağı aç