Makale
SIM Kart Değişikliği ve Hat Devri Kayıtlarının Dijital Delil Olarak Değerlendirilmesi
- Yayımlandı
- Güncellendi
Bir telefon numarasıyla gerçekleştirilen işlemin kime ait olduğunu araştırırken abonelik sorgusuyla yetinilmesi, özellikle SIM kart değişikliği veya hat devri bulunan dosyalarda yanlış kişiye yönelmeye neden olabilir. Sorgu tarihinde numaranın adına kayıtlı olduğu kişi, suç tarihinde hattı kullanan kişi olmayabilir. Aynı abonelik sürerken SIM değişmiş, aynı numara başka bir işletmeciye taşınmış veya sözleşme başka bir kişiye devredilmiş olabilir. Bu işlemlerin her biri farklı bir kayıt üretir ve farklı bir hukuki soruya cevap verir.
Dijital delil incelemesinde numaranın geçmişi, tek satırlık bir sahiplik bilgisi yerine zaman içinde değişen ilişkiler bütünü olarak kurulmalıdır. Abonelik, SIM kimliği, cihaz ve fiili kullanıcı arasındaki bağlantılar ayrı ayrı gösterilmelidir. Bir bağlantının doğrulanması diğerlerini kendiliğinden doğrulamaz. Özellikle doğrulama mesajı kullanılarak yapılan para transferlerinde, mesajın hangi hatta yönlendirildiği ile onu kimin okuyup işleme dönüştürdüğü farklı araştırma konularıdır.
SIM değişikliği, devir ve numara taşıma arasındaki fark
SIM değişikliğinde telefon numarası korunurken şebekeye erişimde kullanılan kimlik modülü yenilenebilir. Kayıp, arıza, cihaz uyumluluğu veya fiziksel karttan eSIM kullanımına geçiş bu işlemin meşru nedenleri arasında bulunabilir. İşletmeci sistemindeki aktivasyon ve iptal zamanları, hangi kimlik modülünün hangi dönemde hizmet aldığının araştırılmasını sağlar. Değişikliğin varlığı tek başına kötüye kullanım göstermez. İnceleme, değişikliğin olayla zamansal ve işlevsel bağlantısını ortaya koymalıdır.
Hat devri ise abonelik ilişkisinin başka bir kişiye geçirilmesidir. Devir başvurusunun alındığı zaman, belgelerin tamamlandığı zaman ve işletmeci sisteminde devir işleminin yürürlüğe girdiği zaman aynı olmayabilir. Ceza soruşturmasında yalnız sözleşme tarihi üzerinden fiili kullanım dönemi belirlenmemelidir. Devirden önce telefonun teslim edilmiş olması veya devir sonrasında eski kullanıcıda kalması gibi iddialar, teslim belgeleri ve olayla ilgili diğer verilerle sınanabilir.
Numara taşıma, numaranın korunarak hizmet alınan işletmecinin değiştirilmesidir. Bu değişiklik mutlaka abone değişikliği anlamına gelmez. Geçmiş kayıt talebinin yalnız güncel işletmeciye yöneltilmesi, önceki dönemin verilerinin eksik kalmasına yol açabilir. Numaranın hangi tarihte hangi işletmecide bulunduğu belirlenmeli, ilgili dönem için doğru kayıt sorumlusu tespit edilmelidir. Numara taşıma ile devir aynı dosyada bir arada gerçekleşmişse her işlemin ayrı zaman çizelgesi oluşturulmalıdır.
Numara, abone kimliği ve kart kimliğinin eşleştirilmesi
Telefon numarası, kartın veya cihazın değişmez teknik kimliği değildir. NIST'in mobil cihaz incelemeleri rehberinde açıklanan IMSI ve ICCID gibi tanımlayıcılar, abonelik ve kimlik modülü hakkında farklı bilgiler sağlar. IMEI ise mobil ekipmanla ilişkilidir. Bilirkişi, raporunda bu alanların hangi kaynaktan alındığını ve hangi amaçla eşleştirildiğini açıklamalıdır. Bir alanın diğerinin yerine kullanılması, görünüşte tutarlı fakat gerçekte yanlış bir kullanıcı bağlantısı kurulmasına neden olabilir.
Operatörden gelen bir tabloda numara ve abone adı bulunması, tablonun tüm SIM geçmişini içerdiği anlamına gelmez. Sorgunun güncel abonelik durumunu mu, olay tarihindeki durumu mu, yoksa belirli bir hizmet dönemini mi gösterdiği anlaşılmalıdır. Kayıt alanlarının açıklaması bulunmuyorsa kuruma ek soru yöneltilmesi gerekir. Bilirkişi, veri sözlüğü olmayan bir dışa aktarımda sütun başlığını yorumlayarak hukuki sonucu etkileyen boşluğu tahminle doldurmamalıdır.
eSIM kullanılan cihazlarda fiziksel kartın bulunmaması, abonelikle bağlantılı teknik kayıt bulunmadığını göstermez. İncelenecek nesne fiziksel kart yerine profil ve aktivasyon ilişkisi olabilir. Buna karşılık bütün eSIM çözümlerinin aynı kayıt yapısını tuttuğu da varsayılamaz. İşletmeciye ve cihazın yazılımına özgü açıklamalar alınmalıdır. Cihazda görülen profil adı, kullanıcının değiştirebildiği bir etiket ise bu etiketin resmi abonelik kaydı gibi sunulması doğru olmaz.
İşlem başvurusunun kime ait olduğunun araştırılması
SIM değişikliği veya hat devri dosyasında başvuru belgesi, kimlik kontrolünün nasıl yapıldığını gösteren kayıtlar ve işlemi gerçekleştiren kanal birlikte incelenmelidir. Fiziksel satış noktasındaki işlem ile uzaktan yapılan başvuru aynı delilleri üretmez. İmza, işlem numarası, temsil yetkisi ve doğrulama adımları başvurunun güvenilirliğine katkıda bulunabilir. Bununla birlikte sistemin bir kimliği kabul etmiş olması, o kimliğin sahibi tarafından işlem yapıldığını tartışmasız hale getirmez.
Sahte belge veya hesap ele geçirme iddiası varsa başvurunun adına yapıldığı kişiye ilişkin kayıtlarla başvuruyu fiilen yapan kişiye ilişkin kayıtlar ayrılmalıdır. İşlem terminalinin bilgisi satış noktasını gösterebilir, fakat terminali kullanan görevliyi veya başvurucu kişiyi tek başına belirlemeyebilir. Kamera görüntüsü mevcutsa kaydın olay saatini kapsaması, saatinin doğruluğu ve görüntüdeki kişinin teşhis edilebilirliği ayrıca değerlendirilir. Görüntünün bulunmaması da otomatik olarak belgenin sahte olduğunu kanıtlamaz.
Birden fazla işlem belgesinin aynı kişiyi göstermesi, bunların bağımsız doğrulama sağladığı anlamına gelmeyebilir. Başvuru formu, işlem özeti ve müşteri ekranı aynı ilk veri girişinden türemişse tek hatanın üç belgede tekrarlanması mümkündür. İnceleme raporu, birbirini doğruladığı söylenen kayıtların gerçekten ayrı kaynaklardan üretilip üretilmediğini açıklamalıdır. Kaynak bağımlılığı göz ardı edildiğinde delilin ağırlığı olduğundan fazla gösterilebilir.
Aktivasyon zamanı ile suç zamanı arasındaki ilişki
SIM değişikliği sonrası gerçekleştiği ileri sürülen bir hesap işlemi için önce güvenilir bir kronoloji kurulmalıdır. Değişiklik talebi, yeni kartın etkinleşmesi, eski kartın hizmet dışı kalması, doğrulama mesajının gönderilmesi ve mali işlemin tamamlanması ayrı olaylardır. Bunların zamanları farklı sistemlerden gelebilir. Türkiye saatiyle kaydedilmiş işletmeci verisi ile UTC kullanan hizmet sağlayıcı verisi dönüştürülmeden karşılaştırılırsa işlemlerin sırası ters görünebilir.
Zaman alanlarının hassasiyeti de araştırılmalıdır. Dakikaya yuvarlanan bir aktivasyon kaydı, saniye düzeyindeki başka bir işlemle kesin sıralama kurmaya elverişli olmayabilir. Rapor, kayıtlardaki belirsizliği muhafaza ederek olayların hangi zaman aralığında gerçekleştiğini göstermelidir. Kayıtların aynı dakika içinde bulunması, birinin diğerinden önce gerçekleştiğini kanıtlamaz. Sistemin işlem kuyruğu veya toplu güncelleme kullanması halinde kayıt zamanı ile fiili etkinleşme zamanı arasındaki ilişki kurumdan açıklatılmalıdır.
SMS gönderim kaydı, teslim kaydı ve doğrulama kodunun kullanılması farklı olgulardır. Bir mesajın hizmet sağlayıcı tarafından gönderilmiş görünmesi, belirli bir telefon ekranında okunduğunu göstermez. Kodun doğru girilmiş olması da işlemi abonelik sahibinin gerçekleştirdiği sonucunu tek başına taşımaz. Kodun başka kanalla aktarılması, birden fazla cihazda erişilebilir olması veya hesaba daha önce verilmiş yetkinin kullanılması gibi dosyayla bağlantılı olasılıklar incelenebilir.
Haberleşme kayıtlarının hukuka uygun temini
Abonelik sözleşmesinin getirtilmesiyle iletişim trafiğinin veya içerik bilgisinin elde edilmesi aynı usul işlemi değildir. Talebin hukuki niteliği, istenen verinin kapsamına göre belirlenmelidir. CMK 135'in iletişimin tespitine ilişkin düzenlemesi ile dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümleri birbirine karıştırılmamalıdır. Bir belgenin işletmecide bulunması, her makamın o belgeye sınırsız erişebileceği anlamına gelmez.
Anayasa'nın özel hayat ve haberleşme güvenceleri, kayıt talebinin kişi, zaman ve veri türü bakımından sınırlandırılmasını gerektirir. Sadece belirli bir SIM değişikliğinin araştırıldığı dosyada çok geniş tarih aralığındaki ilgisiz haberleşme ilişkilerinin istenmesi ayrıca gerekçelendirilmelidir. 5809 sayılı Kanun'un haberleşme ve kişisel verilere ilişkin çerçevesi de göz önünde tutulmalıdır. İşletmecinin veriyi saklama yükümlülüğü ile soruşturma makamının veriye erişme yetkisi farklı hukuki dayanaklara bağlıdır.
Kayıtların dosyaya gelmesiyle hukuka uygunluk incelemesi tamamlanmış olmaz. Talebin dayanağı olan karar, kararın kapsadığı numara ve dönem, işletmecinin gönderdiği verinin sınırlarıyla karşılaştırılmalıdır. Yetkiyi aşan bir teslim veya başka kişilerin kayıtlarının karışması halinde bu sorun açıkça tartışılmalıdır. Anayasa'nın 38. maddesi ve CMK 206 ile 217, hukuka aykırı elde edilmiş verinin sırf teknik bakımdan tutarlı olduğu için hükme esas alınmasına izin vermez.
Fiili kullanıcıya ilişkin tamamlayıcı deliller
Bir hattın belirli bir kişinin adına kayıtlı olması, fiili kullanım için araştırma başlangıcı sağlayabilir. Ancak aile içinde kullanılan hatlar, şirket abonelikleri, geçici kullanım ve devri tamamlanmamış teslimler bu bağlantıyı değiştirebilir. Olay tarihinde cihazın kimin elinde bulunduğu, kimlerin erişebildiği ve hesabın hangi cihazlarda açık olduğu araştırılmalıdır. Bu araştırma, soyut ihtimallerin sıralanmasıyla değil, dosyada ileri sürülen ve somut veriyle sınanabilen açıklamaların incelenmesiyle yürütülmelidir.
Örneğin varsayımsal bir olayda hat sahibi SIM değişikliği sırasında başka bir şehirde olduğunu bildiriyorsa yalnız beyanın varlığına dayanılarak sonuç kurulamaz. Başvurunun uzaktan yapılabilme imkanı, temsil yoluyla işlem yapılıp yapılmadığı ve değişikliğin hangi kanaldan tamamlandığı birlikte değerlendirilir. Kişinin satış noktasında bulunmaması, uzaktan işlemi dışlamaz. Aynı şekilde satış noktasına yakın baz kaydı da onun başvuruyu yaptığını tek başına göstermez.
Cihaz eşleşmesi araştırılırken SIM değişikliği öncesi ve sonrası görülen IMEI kayıtları yararlı olabilir. Aynı cihazın sürmesi, aboneliğin değişmediğini kesinleştirmez. Farklı cihaz görülmesi de tek başına fail değişikliğini kanıtlamaz. Meşru cihaz yenilemesi veya ortak kullanım açıklamaları olayın özelliklerine göre sınanmalıdır. Teknik eşleşmenin gösterdiği nesne ile suçun maddi hareketini yapan kişi arasındaki bağlantının ayrıca kurulması gerekir.
Eksik kayıt ile olumsuz kaydın ayrılması
İşletmecinin bir işlem için kayıt gönderememesi, o işlemin hiç yapılmadığı sonucunu zorunlu kılmaz. İstenen alanın sistemde üretilmemesi, başka bir birimde tutulması veya ilgili dönemin sorguya dahil edilmemesi mümkündür. Cevap yazısında hangi veri kümesinin tarandığı anlaşılmalıdır. Kayıt bulunamadığı bildirimi ile olay tarihinde o numarada hiçbir değişiklik olmadığı bildirimi aynı içerikte değildir. İkinci sonucun kurulabilmesi için kurumun tarihsel işlem geçmişine ilişkin yeterli tarama yaptığının anlaşılması gerekir.
Başvuru belgesi mevcut olduğu halde aktivasyon kaydı bulunmuyorsa başvurunun sonuçsuz kalmış olma ihtimali değerlendirilir. Buna karşılık aktivasyon bulunup başvuru belgesi bulunamıyorsa belge saklama süreci ve işlem kanalı araştırılır. İki eksiklik birbirinin yerine açıklama oluşturmaz. Dosyada eksik kalan bölüm, mevcut kayıtlardan hangi çıkarımın yapılamadığını belirleyecek biçimde tarif edilmelidir. Eksikliği sanığın gidermesini beklemek, iddianın ispatına ilişkin yükü tersine çevirmemelidir.
İptal edilmiş veya başarısız bir devir denemesi, tamamlanmış devir gibi sunulmamalıdır. Başvuru durum kodlarının anlamı hizmet sağlayıcıdan doğrulanmalı, sonradan düzeltilmiş kayıtların önceki halleri varsa bunlar da korunmalıdır. İşlem ekranındaki güncel durum geçmişteki ara durumu görünmez kılabilir. İnceleme yalnız ekran görüntüsüne dayanıyorsa bu sınırlılık raporda belirtilmelidir. Sorgu çıktısının alındığı tarih ile gösterdiği işlemin gerçekleştiği tarih ayrı alanlarda tutulmalıdır.
Yetkili temsil ve şirket hatlarında kullanıcı geçişi
Şirket adına kayıtlı bir hattın çalışanlar arasında devredilmesi, işletmeci düzeyinde abone değişikliği yaratmayabilir. Personel teslim tutanağı, görev değişikliği ve cihaz zimmeti bu nedenle abonelik sorgusundan farklı bir bilgi sağlar. Buna rağmen zimmet kaydındaki kişi, her bağlantının fiili kullanıcısı kabul edilemez. Ortak nöbet telefonu, teknik destek birimi veya dönüşümlü kullanılan cihaz söz konusu olduğunda olay saatindeki erişim düzeni araştırılmalıdır. Kurum içi teslimin geriye dönük hazırlanıp hazırlanmadığı da belge güvenilirliği kapsamında değerlendirilebilir.
Vekalet veya temsil yoluyla yapılan SIM değişikliğinde temsil yetkisinin bulunmasıyla yetkinin somut işlemde gerçekten kullanılması ayrıdır. Yetki belgesinin kapsamı, işlem tarihindeki geçerliliği ve işlem kaydında gösterilen başvurucu karşılaştırılmalıdır. Temsilcinin işlemi tamamlaması, sonraki bütün kullanımların da ona ait olduğunu göstermez. Kartın tesliminden sonraki hareketler bağımsız olarak incelenir. Böylece başvuruyu yapan, kartı teslim alan ve suç tarihinde hattı kullanan kişinin farklı olabileceği ihtimali somut kayıtlar üzerinden sınanır.
Hat değişikliğinin mağdurun erişimini kesmesi de tek başına failin kimliğini belirlemez. Mağdurun hizmet alamadığını fark ettiği zaman, işletmeciye yaptığı bildirim ve banka hesabına ilişkin uyarılar olay sırasını destekleyebilir. Bildirimin gecikmesi otomatik olarak rıza anlamına gelmez. Telefonun kapalı olması, bağlantı sorunları veya bildirimlerin görülmemesi gibi açıklamalar dosyadaki verilerle birlikte değerlendirilmelidir. Failiyet hakkında sonuç, mağdurun davranışına ilişkin varsayımlardan değil, isnat edilen işlemin somut kişiye bağlanmasını sağlayan delillerden çıkarılmalıdır.
Raporun kapsamı ve mahkemenin gerekçesi
Bilirkişi raporunda yalnız yeni SIM'in hangi tarihte açıldığı yazılmamalıdır. İncelenen kayıtların kaynağı, hangi zaman dilimini kullandığı, hangi alanların bulunmadığı ve hangi eşleştirmelerin kesin ya da olasılıklı olduğu gösterilmelidir. Kayıtların elde edildiği dosyaların bütünlük bilgileri ve aktarım biçimi de rapora yansıtılmalıdır. Raporun eki olarak okunabilir bir kronoloji sunulabilir, ancak bu tablo ham kayıtların yerine geçmez.
Savunma, yanlış abone döneminin esas alındığını veya eski ve yeni kart kayıtlarının karıştırıldığını ileri sürüyorsa bu itiraz teknik olarak cevaplanmalıdır. CMK 67 uyarınca uzman görüşünden yararlanılması ve gerekli ek incelemenin istenmesi mümkündür. Mahkeme, itirazın sonucu etkileyebilecek nitelikte olup olmadığını değerlendirir. Sadece işletmecinin resmi yazı göndermiş olmasına dayanılarak veri eşleştirmesindeki somut çelişki görmezden gelinmemelidir.
Hükümde SIM değişikliği veya hat devrinin hangi olguyu ispatladığı belirtilmelidir. Kayıt yalnız abonelik geçişini gösteriyorsa buna suç işleminin belirli kişi tarafından yapıldığı anlamı yüklenmemelidir. Yeni SIM'in kullanılmasıyla hesap işleminin bağlantısı kurulabiliyorsa bu bağlantının dayanakları ayrı ayrı açıklanmalıdır. Numaranın adına kayıtlı olması, kişisel ceza sorumluluğunun yerine geçmez. Ayrıca teknik incelemede kullanılan tarih aralığının neden seçildiği belirtilmeli, olay öncesindeki ve sonrasındaki kullanıcı değişikliklerinin yanlış döneme taşınmadığı denetlenebilir teknik kayıtlarla gösterilmelidir. Mahkemenin değerlendirmesi, teknik kayıttan fiili kullanıcıya ve kullanıcıdan isnat edilen davranışa geçişin nasıl kurulduğunu anlaşılır biçimde ortaya koymalıdır.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, özellikle m. 63, 67, 68, 134, 135, 160, 206, 217 ve 230; Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat.Erişim: Kaynağı aç
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 13, 20, 22, 36, 38 ve 141; Anayasa Mahkemesi resmi mevzuat metni.Erişim: Kaynağı aç
- NIST SP 800-101 Rev. 1, Guidelines on Mobile Device Forensics, Mayıs 2014, özellikle kimlik modülleri, operatör kayıtları, koruma ve analiz bölümleri.Erişim: Kaynağı aç
- 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, özellikle m. 51; Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat.Erişim: Kaynağı aç