İçtihat Değerlendirmesi
Sahte Kart Üretimi ve Kullanımı Ayrı mı: TCK 245/2–3 ve Bilişim Sistemi Sınırı
- Yayımlandı
- Güncellendi
İlgili içtihat
Değerlendirme
Kart bilgilerini elde etmek, sahte kart oluşturmak ve bu kartla yarar sağlamak birbiriyle bağlantılı olabilir; fakat aynı suçun zorunlu olarak tek aşaması sayılmaz. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21 Ocak 2015 tarihli, 2014/30107 E., 2015/1395 K. sayılı kararı, TCK 245/2 ve 245/3 ayrımını bu bakımdan ele alır. Karar ayrıca kart bilgilerinin bir düzenekle alınmasının, somut olayda TCK 244/2-3 kapsamında bilişim sistemindeki verileri başka yere gönderme suçunu oluşturmadığını kabul eder.
Kararın iki bölümünde farklı usul sonuçları vardır
İlk bölüm, kartın kötüye kullanılması ve kişisel verilerin hukuka aykırı elde edilmesi suçlarından verilen mahkûmiyetlerle ilgilidir. Daire, sahte kart oluşturma ile bu kartı kullanarak yarar sağlama fiillerinin tek suç kabul edilmesinin eksik ceza uygulaması olduğunu belirtir. Kişisel veri suçunda iki ayrı zincirleme suçtan hüküm kurulması gerektiğini de ifade eder.
Buna rağmen bu eksiklikler, ilgili hükümler bakımından aleyhe temyiz bulunmadığı için bozma nedeni yapılmamış ve mahkûmiyetler onanmıştır. Onama, eleştirilen tek suç uygulamasının hukuken doğru bulunduğu anlamına gelmez. Karar, maddi hukuka ilişkin hata tespiti ile o hatanın kanun yolunda hangi sonuca yol açabileceğini ayrı tutmaktadır.
İkinci bölüm ise bilişim sistemindeki verileri başka yere gönderme suçundan verilen mahkûmiyetleri ele alır. Daire, bankaların bilişim sistemlerine girilmediğini ve kredi kartının bilişim sistemi olmadığını belirterek bu suçun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiş, ilgili hükümleri bozmuştur. Dolayısıyla kararı yalnız onama veya yalnız bozma olarak özetlemek iki ayrı hüküm grubunu belirsizleştirir.
Sahte kart üretimi ile kullanımı arasındaki norm ayrımı
TCK 245/2 yalnız yarar elde etme aşamasını düzenlemez
TCK 245/2, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte kart üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi fiillerini kapsar. Kartın sahte olarak oluşumu ve dolaşıma girmesi, düzenlemenin merkezindedir. Bu fiillerin değerlendirilmesi için sonraki kullanımda yarar sağlanmasını her durumda beklemek gerekmez.
Kararda bu seçimlik hareketler normun kapsamı olarak sayılmıştır. Ancak her sanığın bütün bu hareketleri yaptığına dair ayrı bir olay anlatımı yoktur. Bu nedenle metindeki fiil listesini dosyanın kanıtlanmış fiilleri gibi aktarmak doğru olmaz. Dairenin somut eleştirisi, ikinci fıkraya uyan sahte kart fiilleri ile üçüncü fıkraya uyan kullanımı tek suçta toplamaktır.
TCK 245/3 kullanma ve yarar sağlama bağlantısını arar
TCK 245/3, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan kartın kullanılması suretiyle yarar sağlanmasına yöneliktir. Kaynak karar değişik zamanlarda yarar sağlamayı bu hüküm ve TCK 43 ile ilişkilendirir. Kartı oluşturmak ile kart üzerinden ekonomik yarar elde etmek, maddi olarak bağlantılı olsa bile farklı normların fiil tanımlarını karşılayabilir.
Daire, bu iki suç tipinin tek TCK 245/3 uygulamasıyla karşılanmasını eksik ceza olarak nitelemiştir. Kararın bu yönü, gerçek bir kartın rıza dışında kullanılmasıyla sahte kartın üretim ve kullanımını birbirinden ayırmayı gerektirir. Sahte kart olayının hukuki karşılığı, yalnız başkasının kartının kullanıldığı genel anlatımıyla kurulamaz.
Bununla birlikte kısa gerekçeden her kart, her işlem ve her sanık için kesin bir suç sayısı hesabı çıkarmak mümkün değildir. Hangi davranışların ayrı fiiller oluşturduğu ve zincirleme suç koşullarının nasıl gerçekleştiği dosyanın olgularına göre belirlenir. Karar, incelemeye konu uygulamada ayrılması gereken suçların birleştirildiğini söylemektedir.
Kişisel veri suçunun bağımsız incelemesi
Kaynakta sanıkların bir girişe yerleştirdikleri düzenekle mağdurların kart bilgileri ve şifrelerini elde ettiği belirtilir. Kişisel verileri hukuka aykırı elde etme hükümleri ilk bölümde onanmıştır. Kart suçlarının bulunması, kişisel veri yönünden kurulan hükmü bu dosyada ortadan kaldırmamıştır.
Daire iki ayrı zincirleme kişisel veri suçundan hüküm kurulması gerektiğini belirtmekle birlikte, bu sayının hangi mağdur veya fiil ayrımından doğduğunu kısa metinde açıklamaz. Karara kaynakta bulunmayan kişi sayısı, kart sayısı veya işlem tarihleri eklenerek bu eksiklik doldurulamaz. Açıklanabilen nokta, Dairenin kişisel veri fiillerinin ayrıca değerlendirilmesini istemesidir.
Başka bir dosyada aynı sonuca ulaşılacaksa verinin ne olduğu, hukuka aykırı elde etme davranışının kime yöneldiği ve fiiller arasındaki ilişki gösterilmelidir. Bu kararın iki ayrı zincirleme suç ifadesi, bütün kart bilgisi elde etme olaylarına uygulanacak sabit sayı değildir. Normun koşulları somut olay üzerinden gerekçelendirilmelidir.
Veri taşıyan kart neden tek başına bilişim sistemi sayılmadı?
Kredi kartı bilgi taşır; fakat bilgi taşıyan her nesne, TCK 244’ün koruduğu bilişim sistemi değildir. Karardaki ifade, kartın kendisiyle bankanın verileri işleyen sistemini birbirinden ayırır. Verinin bir taşıyıcı üzerinde bulunması, taşıyıcının otomatik veri işleyen sistem olarak kabul edilmesi için yeterli görülmemiştir.
Daire, somut olayda sanıkların katılan bankaların bilişim sistemlerine girmediğini de belirtir. Düzenekle kart bilgileri ve şifrelerin elde edilmesi, bankanın sistemindeki verilerin başka yere gönderildiği kabulüne dönüştürülmemiştir. Burada hedef verinin kaynağı ve müdahalenin gerçekleştiği yer, suç vasfı için önem taşır.
Bu gerekçe, kart bilgilerinin alınmasını hukuka uygun saymaz. Aynı kararda kişisel veri ve kart suçlarına ilişkin mahkûmiyetlerin korunduğu görülmektedir. TCK 244’ün unsurlarının oluşmaması, diğer suçların da bulunmadığı anlamına gelmez. Bir fiilin belirli suç tipine uymamasıyla ceza hukuku bakımından bütünüyle serbest olması farklı sonuçlardır.
Sistem, veri ve başka yere gönderme ayrı belirlenmelidir
TCK 244/2, bilişim sistemindeki verilerin başka yere gönderilmesini seçimlik fiil olarak düzenler; üçüncü fıkra belirli kurumlara ait sistemler yönünden artırım içerir. Bu yapı resmî TCK metninde görülebilir. İnceleme, hangi sistemdeki hangi veriye hangi hareketin yöneldiğini ortaya koymalıdır.
Kararın bankaya ait sisteme girilmediğine ilişkin tespiti, başka dosyalarda sisteme girmeksizin gerçekleştirilebilecek bütün veri müdahalelerinin TCK 244 dışında kalacağına dair soyut kural değildir. İncelenen olayda düzenekle kart üzerindeki bilgilerin alınması ve kartın sistem olmaması birlikte değerlendirilmiştir. Farklı veri kaynağı veya sistem müdahalesi bulunan olayın ayrıca nitelendirilmesi gerekir.
Kısa metinde düzeneğin ayrıntılı teknik yapısı, veriyi hangi ortama kaydettiği veya bankayla bağlantı kurup kurmadığına ilişkin bütün inceleme adımları yoktur. Dairenin kabul ettiği müdahale sınırı aktarılabilir; fakat buradan kaynakta bulunmayan teknik cihaz özellikleri çıkarılamaz. Teknik anlatım suçun unsurlarını açıklamalı, bilinmeyen olguları üretmemelidir.
Aleyhe temyiz yokluğu maddi hukuk hatasını doğru hâle getirmez
İlk bölümde eksik ceza uygulamasının bozma nedeni yapılmaması, kanun yolu denetiminin yönüyle bağlantılıdır. Karar, ilgili mahkûmiyetlerde sanık aleyhine sonuç doğuracak düzeltmenin yapılamadığı durumu gösterir. Bu usul sınırlaması ile hangi normların fiile uyduğu konusunda yapılan hukuki açıklama birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle uygulamada yalnız hükümlerin onandığı cümlesine dayanılarak sahte kart üretimi ve kullanımının tek suç sayılması savunulamaz. Daire bunu açıkça eksik ceza olarak nitelemiştir. Kararın emsal değeri değerlendirilirken, düzeltilmeyen uygulamanın neden korunmuş olduğu ve normlara ilişkin açık tespitin ne olduğu birlikte okunmalıdır.
İkinci bölümde katılan vekiliyle sanık müdafilerinin temyizleri aktarılır. Bu başvuruların varlığı, ilk bölümde belirtilen aleyhe temyiz yokluğuyla bütün dosya için tek bir başvuru durumu kurulmasına izin vermez. Kararın her hüküm grubuna ilişkin inceleme sınırı ayrı tutulmalıdır.
Kart suçu dosyalarında fiil zincirini doğru ayırmak
Kararın uygulamaya sunduğu yöntem, verinin elde edilmesi, sahte kartın oluşturulması ve kartın kullanılarak yarar sağlanmasını ayrı incelemektir. Bunların arasındaki bağ gösterilmeli, fakat bağ bulunması suçların zorunlu olarak tek norm içinde eridiği varsayımına dönüşmemelidir. Aynı zamanda bilgiyi taşıyan kartla bankanın bilişim sistemi birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Doğru nitelendirme için her fiilin konusu, hareketi ve sonucu açıklanmalıdır. Ardından kişisel veri hükümleri, sahte kart suçları ve varsa sistem verisine müdahale arasındaki ilişki kurulabilir. İncelenen karar, hem suçları eksik biçimde birleştiren uygulamayı hem de sistem unsurunu göstermeden TCK 244’e başvuran uygulamayı aynı dosyada görünür kılmaktadır.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 43, 136, 244 ve 245 — Adalet Bakanlığı resmî derlemesiKaynağı aç