Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/145 E. 2025/371 K.

İçtihat

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/145 E. 2025/371 K.

Karar merciiYargıtay Ceza Genel Kurulu

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/145 E. 2025/371 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas
2024/145
Karar
2025/371
Karar tarihi
1 Ekim 2025

Karar metni

Ceza Genel Kurulu         2024/145 E.  ,  2025/371 K.

"İçtihat Metni"

İtirazname No : 2022/64942

KARARI VEREN
YARGITAY DAİRESİ : 7. Ceza Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza
SAYISI : 1281-1045

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın kaçak eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla bulundurma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52, 51, 53... /4. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 19.06.2012 tarihli ve 1407-842 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 7. Ceza Dairesince 21.10.2014 tarih ve 21296-18472 sayı ile; "Gerek davaya esas iddianamede, gerekse kararın gerekçe bölümünde olayla ilgili olmayan ...'la ilgili değerlendirmeye yer verilerek dosya sanığı ... hakkında gerekçesiz hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince 07.04.2015 tarih ve 577-275 sayı ile; sanığın 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasasını Düzenleme Kanunu'nun 8/4 maddesi ile TCK'nın 62/1, 52/2, 51/1-3, 53... /4 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye, müsadereye ve hak yoksunluğuna, ancak sanığın CMK'nın 326/son maddesi uyarınca önceki hüküm yönüyle kazanılmış hakkı olduğundan 5607 sayılı Kanun'un 3/5 ve TCK'nın 62, 52, 51... /4 maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye ve müsadereye ilişkin hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 27.11.2018 tarih ve 244-13031 sayı ile; "Dairemizin 2013/21296 E.- 2014/18472 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın eyleminin bir bütün halinde 4733 sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasa'nın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği ve ceza miktarında da CMK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulması gözetilerek hüküm kurulması gerektiği halde sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada sanığın, 4733 sayılı Kanun'un 8/4 ve TCK'nın 62/1, 51/1, 52/2, 53, 54/4. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, ertelemeye ve müsadereye, kazanılmış hak nedeniyle netice cezanın 5 ay hapis (erteli) ve 80 TL adli para cezası üzerinden infaz edilmesine ilişkin İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 24.09.2019 tarihli ve 560-399 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 15.09.2020 tarih ve 2393-12626 sayı ile; "Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen 'Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.' şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hâle geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 65 45... sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesince 16.09.2021 tarih ve 1281-1045 sayı ile; sanığın 5607 sayılı Kanun'un 3/5-10-son-22 ve TCK'nın 62/1, 52/2, 51/1 ve 54/4. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, ertelemeye ve müsadereye, kazanılmış hak nedeniyle netice cezanın 5 ay hapis (erteli) ve 80 TL adli para cezası üzerinden infaz edilmesine ilişkin verilen hükmün, katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 7. Ceza Dairesince 16.10.2023 tarih ve 2284-8365 sayı ile; "...hüküm fıkrasından Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilen bendin çıkartılarak yerine 'Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Tarım ve Orman Bakanlığına verilmesine,' ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle düzeltilerek onanmasına..." karar verilmiştir.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 07.12.2023 tarih ve 64942 sayı ile; katılan vekilinin temyiz talebinin vekâlet ücretiyle birlikte asıl hükme de yöneldiği düşüncesiyle itiraz yoluna başvurmuştur.
CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince 12.02.2024 tarih, 20164-1203 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
III. UYUŞMAZLIK KONUSU
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; katılan vekilinin temyiz talebinin sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü de kapsayıp kapsamadığının belirlenmesine ilişkindir.
IV. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BİLGİLER
Katılan vekilinin 04.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinin "...Müvekkilim katılan kurum lehine vekalet ücretine hatalı şekilde hükmedilmemiştir. Şöyle ki katılma hakkı müvekkilim kuruma ait olup vekalet ücretinin müvekkilim kurum adına ya da her iki kurum ayrı ayrı hükmedilmesi gerekmektedir. Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca müvekkilim kurum lehine vekalet ücreti verilmesi lazım gelirdi.
Hükmün temyiz incelenmesi ile bozulması gerekmektedir. Şöyle ki;
İstanbul genelinde 12325 adet İstanbul Valiliği İl Tarım Orman Müdürlüğü 'nün (Kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurumu) müdahil olduğu, katıldığı dosya bulunmaktadır. Bu dosyalarda zuhur eden hukuka aykırı kararlar Yargıtay 7. Ceza Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile Yüksek Mahkeme kararlarına uygun hâle gelmektedir.
T.C. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Esas No: 2015/13021 Karar No: 2019/9586 Tebliğname No : 7 - 2013/394384 olan kararında;
'Dosya kapsamına göre, suçtan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun dava ve duruşmadan haberdar edilmediği gibi gerekçeli kararın da anılan idareye tebliğ edilmediği anlaşılmakla;
Suç tarihi ve eşyanın niteliğine göre kamu davasına katılma hakkı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna ait ise de; 24.12.2017 tarihli ve 30280 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı KHK ile bu kurum kaldırılarak müdahil kurum olarak 'Tarım ve Orman Bakanlığı' kabul edildiğinden, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak Tarım ve Orman Bakanlığına tebliği ile temyiz edilmesi halinde temyiz dilekçesi eklendikten ve bu temyize ilişkin ek tebliğname de düzenlendikten sonra iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 14.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.'
Kararı gözetildiğinde müvekkilim kurumun katılma hakkı olduğu ve kararların müvekkilime tebliği gerekip, üst derece mahkemelerine başvuru hakkının bulunduğu tekrarla vurgulanmıştır.
T.C. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Esas No: 2015/12095 Karar No: 2019/10764 Tebliğname No: 7 - 2013/402423 Tarih: 19/02/2019 olan kararında '..8. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,' bozma sebebi olarak gösterilmiştir.
T.C. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Esas No: 2014/20978 Karar No: 2015/16929 Tebliğname No: 7 - 2013/114140 olan kararında; '2)Atılı suçun niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmolunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına..' şeklinde hüküm tesis etmiştir.
T.C. Yargıtay 7. Ceza Dairesi Esas No: 2014/22446 Karar No: 2015/16647 Tebliğname No: 7 - 2013/114188 olan kararında; '2-Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.'nun 322. maddesi uyarınca, hükmün TCK.'nın 51/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasından '....çektirilmesine karar verilmesine' ibaresinin çıkarılması, yerine 'çektirilmesine karar verileceğinin ihtarına' ifadesinin eklenmesi, yine hükümden 'Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin kısmın' çıkarılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına' şeklinde hüküm tesis etmiştir.
Yargıtay bu konuda yerleşik içtihat sahibi olup Gümrük İdaresi'nin davaya katılma hakkının bulunmadığını bütün kararlarında katılma hakkının müvekkilim kurum olan İstanbul Valiliği İl Tarım Orman Müdürlüğü (Kapatılan Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurumu) olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle müvekkilim adına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır.
Öyle ki gerek bozma kararları sonrası olsun gerekse de yeni karara çıkan davalarda olsun vekalet ücretine hükmedilirken Yargıtay kararları dayanak tutularak müvekkilim kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmektedir.
Hatta bu konuda Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün Kanun Yararına Bozma talepleri dahi mevcuttur. Örneğin Bakanlığın 964660652-105-34-15762-2021-Kyb sayılı, 26.01.2022 tarihli yazısında '... Zira Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 07/06/2021 tarihli ve 2018/16231 E. 2021/7529 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, dosya kjapsamına ve suç tarihine göre suçtan zarar görenin Tarım ve Orman Bakanlığı (Kapatılan TAPDK) olduğu ve anılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında...' gerekçesi ile Kanun Yararına Bozma talep edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13 Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/553-Esas 2015/683-Karar sayılı ilamında olduğu gibi 'Avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen .... TL avukatlık ücretinin sanıklardan alınarak katılan TAPDK ya verilmesine, (Yargıtay 7. C.D. Nin 02/03/2015 tarih ve 2014/4860 esas, 2015/1191 K ... vb. kararlarındaki gibi, Gümrük İdaresi adına Maliye Hazinesi vekiline vekalet ücreti verilemeyeceği hk.)' hüküm tesis edilmesi gerekirken Yüksek Mahkeme içtihatlarına ve kanuna aykırı şekilde Gümrük İdaresi'ne vekalet ücreti hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği kanaatindeyiz.
Yukarıda açıklanan ve Yüksek Mahkemenizce res'en göze alınacak nedenlerle;
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/1281 E. 2021/1045 K. sayılı hükmünün vekalet ücretinin tayininin kanuna ve yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı olması nedeniyle bozulmasına,
Aksi halde ise müvekkil kurum lehine vekalet ücretine hükmedilerek kararın düzeltilerek onanmasına, karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." hususlarını içerdiği anlaşılmaktadır.
V. GEREKÇE
A. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlığa İlişkin Açıklamalar
Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun "Temyiz sebebi" başlığını taşıyan 307. maddesi; "Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur. Hukuki bir kaidenin tatbik edilmemesi yahut yanlış tatbik edilmesi kanuna muhalefettir." hükmünü içermektedir.
Yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere CMUK’da temyiz sebebi kanuna aykırılık olarak belirlenmiştir. Bu kavram ''bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması'' şeklinde tanımlanmış olup öğretide de geçmişten bu yana kanuna aykırılık kavramı geniş yorumlanmış ve bu ifadenin yazılı hukukla sınırlı anlaşılmaması gerektiği, bu nedenle yazılı hukuka ek olarak; içtihada aykırılık, tecrübe ve mantık kurallarına aykırılık, öğretiye aykırılık, maruf ve meşhur olan şahsi bilgilerdeki hataların da kanuna aykırılık kapsamında denetlenebileceği, ayrıca uluslararası hukuka ve evrensel hukuki değerlere aykırılığın da temyiz nedeni olarak ileri sürülebileceği ifade edilmiştir.
CMUK’un ''Temyiz istidası ve ihtiva edeceği noktalar'' başlığını taşıyan 313. maddesinde ise;
"Temyiz eden taraf hükmün hangi cihetine itiraz ve neden dolayı bozulmasını talep etmekte olduğunu temyiz istidasında veya beyanında veyahut layihasında gösterir.
Temyiz için istinad edilen sebeplerde muhakeme usulüne müteallik hukuki bir kaideye mi yoksa kanuni diğer hükümlere mi, muhalefet etmiş olmasından dolayı itiraz olunduğu gösterilir. Birinci hâlde kanuna muhalif olan vak’alar izah olunur." ibarelerine yer verilmek suretiyle temyiz dilekçesinin hangi hususları içermesi gerektiği açıklanmıştır.
B. Hukuki Değerlendirme
Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin 04.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinde "Açıklamalar" başlığı altında açıkça katılan kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinin belirtilmesi, "Netice ve Talep" başlığı altında "...vekalet ücretinin tayinin kanuna ve yüksek mahkeme içtihatlarına aykırı olması nedeniyle bozulmasının, aksi halde müvekkil kurum lehine vekalet ücretine hükmedilerek kararın düzeltilerek onanmasının" talep edilmesi hususları gözetildiğinde, katılan vekilinin esasa yönelik temyiz iradesinin olmadığını açıkça ortaya koyduğu, temyiz talebinin de vekâlet ücretiyle sınırlı olduğunun ve sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü kapsamadığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir.
VI. KARAR
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2-Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1179795800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.