Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18003 E. 2023/7958 K.

İçtihat

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18003 E. 2023/7958 K.

Karar merciiYargıtay 9. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/18003 E. 2023/7958 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas
2021/18003
Karar
2023/7958
Karar tarihi
4 Aralık 2023
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı

Karar metni

9. Ceza Dairesi         2021/18003 E.  ,  2023/7958 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/245 E., 2016/275 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2014/245 Esas, 2016/275 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.11.2020 tarihli ve 14-2016/358096 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi
Herhangi bir gerekçe bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince '' Şikayetçi ... kardeşi ... ...'un ... ile evlenip boşandıklarını ancak halen birlikte yaşayıp, ...'ın ilk evliliğinden olan mağdur ...'nun ... isimli kişi ile birlikte olup, alıkonulduğunu, ... ve ailesi tarafından kendisinin tehdit edildiğini belirterek ihbarda bulunmuş, bunun üzerine de mağdurun ÇİM'de ifadesi alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında mahkememize cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmasında yüklenen suçlamaları kabul etmemiş, kendi evlerinde bir hafta kadar beraber kaldıklarını, mağdure ile bir kez birlikte olduklarını savunmuştur. Mağdure ise Ocak 2014 tarihinde kaçtıklarını, rızasıyla cinsel ilişkiye birden fazla girdiklerini beyan etmiş, mağdurenin aşamalardan beri çelişmeyen beyanı beraber kaldıkları süre dikkate alınarak bu yönde mağdurenin beyanı dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 43/1. maddesi uygulanmıştır. Mağdurenin gerçek yaşının tespiti için annesine ait hastane doğum kaydı getirilmiş suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğu tespit edilmiştir. Mağdurede zeka geriliğinin olup olmadığının tespiti için mağdure Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevkedilmiş, düzenlenen raporda Ocak 2014 tarihinde mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, ayrıca ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda görüş bildirilemeyeceği belirtilmiştir; bu nedenle de mağdurun ruh sağlığının bozulmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun Ocak 2014 tarihinde 15 yaşından küçük mağdureyi kaçırıp, rızası ile birden fazla kez cinsel ilişkide bulunduğu sabittir. Alıkoyma suçu yönünden mağdure 15 yaşından küçük olmakla rızası eylemi hukuka uygun hale getirmeyeceğinden suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Cinsel istismar suçu yönünden suç tarihi dikkate alınarak lehelik değerlendirmesi yapıldığında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik TCK'nun 103/2. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılıp, TCK'nun 43/1. maddesi uyarınca cezası 1/4 oranında artırıldığında 20 yıl hapis cezasına hükmedilip, TCK'nun 31/3. maddesi uyarınca cezası 1/3 oranında indirildiğinde 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılacağı, TCK'nun 62. maddesi uygulanıp cezası 1/6 oranında indirildiğinde 10 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilebileceği, oysa suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nun 103/2. Maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılıp, TCK'nun 103/2. maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılıp, TCK'nun 43/1. maddesi uygulandığında cezanın 10 yıl hapis cezası olacağı, TCK'nun 31/3. maddesi uyarınca cezası 1/3 oranında indirildiğinde 6 yıl 8 ay hapis cezası, TCK'nun 62. maddesi uygulandığında sonuç olarak 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılacağı ve bu cezanın lehe olduğu kabul edilerek suça sürüklenen çocuk hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olup, alıkoyma suçu yönünden sonuç cezanın süresi, suçun niteliği gereği tazmini gereken bir zarar bulunmayışı hususları dikkate alınarak hakkında CMK'nun 231. maddesi uygulanmıştır.'' gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuk hakkında olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçede bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2014/245 Esas, 2016/275 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 980232200
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.