Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2014/11404 E. 2014/19358 K.

İçtihat

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2014/11404 E. 2014/19358 K.

Karar merciiYargıtay 8. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2014/11404 E. 2014/19358 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas
2014/11404
Karar
2014/19358
Karar tarihi
10 Eylül 2014
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Karar metni

8. Ceza Dairesi         2014/11404 E.  ,  2014/19358 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında hükümlülük,
Sanık ... hakkında temyiz talebinin reddi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanığa 02.08.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, CMUK.nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 18.12.2012 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakla, yerel mahkeme tarafından aynı kanunun 315. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık ...’ın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 02.01.2013 tarih, 2011/398 esas ve 2012/288 sayılı ek kararın oybirliğiyle (ONANMASINA),
II- Sanık ... hakkında “banka veya kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Katılana ait kredi kartını hukuka aykırı olarak ele geçiren sanıkların bu eylemleri nedeniyle gereğinin mahallinde takdir ve ifası mümkün görülmüş, katılanın kredi kartının değişik zamanlarda birden fazla kullanıldığının anlaşılması karşısında, TCK.nun 43. maddesinin uygulanmaması ve TCK. nun 245/1. madde ve fıkrası ile tayin olunan adli gün para cezasının aynı Yasanın 62. maddesi ile 1/6 oranında indirimi sırasında, sonuç adli gün para cezasının 4 gün yerine yazılı şekilde belirlenmesi suretiyle eksik adli para cezasına hükmolunması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak:
TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca sanığın yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 10.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 267090900
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.