İçtihat
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/3852 E. 2024/1115 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas
- 2022/3852
- Karar
- 2024/1115
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Nitelikli yağma
Karar metni
6. Ceza Dairesi 2022/3852 E. , 2024/1115 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2884 E., 2019/2833 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddenin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddenin birinci fıkrası gereği, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddenin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,c,d,h maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli ve 2016/372 Esas 2017/243 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c,d,h, 35, 62/1 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli ve 2016/372 Esas 2017/243 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların müdafiileri tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1483 Esas, 2017/1675 Karar sayılı kararı ile,
"...Suçun mağdur açısından borç doğurucu senedin alınmasıyla tamamlanacağı, artık senedin failin eline geçmesiyle zilyetliğin el değiştirdiğinin kabulü gerekeceği anlaşıldığından somut olaya gelindiğinde, sanıkların mağdura zorla tanzim ettirip imzalattırdıkları taahhütnamenin alınması ile suç tamamlanmış sayılacaktır. Sanıklardan ...'nün 03.10.2016 tarihinde yani soruşturma aşamasında suça konu taahhütnameyi kendi rızası ile kolluk birimlerine teslim ettiği dosyada mevcut tutanaktan anlaşılmaktadır. Bu durumda sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun mahkemesince değerlendirilmesi gerekmektedir.Bu nedenle sanıklar hakkında TCK 168 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaksızın gerekçesiz hüküm kurulması..."
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma kararı üzerine, Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi 31.05.2019 tarihli ve 2018/129 Esas 2019/289 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c,d,h, 168/3, 62/1 maddeleri gereğince 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi 31.05.2019 tarihli ve 2018/129 Esas 2019/289 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf talebinde bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 11.11.2019 tarihli ve 2019/2884 Esas, 2019/2833 Karar sayılı kararı ile, "... sanıklardan ...'nün 03.10.2016 tarihinde soruşturma evresinde suça konu taahhütnameyi kendi rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiğini, bunun da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerekli kıldığını kabul etmiş olmasına keza bu etkin pişmanlık kovuşturma işleminin diğer sanık ...'a da teşmil edilebilir niteliğinin bulunduğunu kabul etmiş olmasına göre, soruşturma evresinde TCK.nın 168/3. maddesi gereğince soruşturma evresinde yapılacak indirimin 1/2 oranına kadar olabileceği ve ancak bu oranın kovuşturma evresinde uygulanacak oran olan 1/3 den fazla olması gerektiği gözetilmeden karar yerinde belirtilen oranda cezadan indirim yapılmış olması hukuka aykırı ise de, tesbit olunan bu hukuka aykırılıklar CMK.nın 303. maddesi kapsamında mahkememizce düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden ve düzeltme için duruşma açılmasına hukuki gerekte görülmediğinden mezkur aykırılıkların mahkememizce düzeltilmesi ... Hüküm fıkrasında 2. bend 2. ve 3. paragraflarda yeralan; "Sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık göstererek mağdurun zararını karşıladığı anlaşılmakla sanığa verilen cezanın TCK 168/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilmesine ve sanığın 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,sanığa verilen cezadan, sanığın duruşmadaki tutum ve tavırları, sanığın geçmişi, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nedeniyle 5237 sy.tck 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," şeklindeki parağrafın hükümden çıkartılarak, yerine aynı yere kaim olmak üzere; "Sanığın cezasının TCK.nın 168/3-1.cümlesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın cezasının TCK.nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek suça sürüklenen çocuğun 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına," paragraflarının eklenerek.."
5271 sayılı Kanun'un 303/1 maddesi delaleti aynı Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.02.2022 tarih ve 2020/6150 sayılı "Bozma" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... ve Bütün Sanıkların Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediklerine, taahhütnamenin senet vasfında olmadığı, suçun nitelikli hallerinin ve unsurlarının oluşmadığına, hukuki alacak ilişkisi tartışılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mağdurun olay tarihinden önce sanık ...'den araç kiraladığı, sanığın aracın tesliminden sonra mağdurun araçta arızaya sebep olduğunu belirterek zararın karşılanmasını istediği, bunun üzerine mağdurun dosyada sureti bulunan keşide ve vade tarihi ile hamili yazılı olmayan 5.050,00 TL bedelli bonoyu imzalayarak sanık ...'ye verdiği fakat bu senedi daha sonra ödeyemediği, Bunun üzerine sanıkların mağdur ...'e inceleme dışı sanık ...'nin facebook sosyal paylaşım sitesinde bulunan hesabı üzerinden arkadaşlık isteği gönderdikleri, mağdurun bu isteği kabul ederek sanık ... ile yazıştıkları, kendisine telefon numarasını verdiği, 25.08.2016 günü sanık ...'nin mağdur ...'e telefon ettiği ve buluşmak için anlaştıkları, sanık ...'nin buluşmaya inceleme dışı sanık ... ile birlikte geldiği, ..., ... ve mağdurun bir süre oturduktan sonra... AVM'nin bulunduğu yere doğru yürümeye başladıkları, bu sırada sanık ...'nun yanlarından uzaklaşarak telefon görüşmesi yaptığı, akabinde birlikte yürümeye devam ettikleri sırada yanlarında duran araçtan inen inceleme dışı sanık ...'in mağduru sol kolundan tuttuğu, ...'nin mağdurun yanında durduğu sırada sanık ...'in sopayla mağdurun kafasına vurmak suretiyle mağduru geldikleri araca bindirdikleri, inceleme dışı sanık ...'nun ikametine gittikleri, kısa bir süre sonra inceleme dışı sanık ...'in eve geldiği ve mağdura küfürlü konuştuktan sonra oğlu olan sanık ... ile birlikte evden ayrıldığı, mağdurun eve gitmek istediğini söylemesine rağmen sanık ...'nin "Sabah beraber gideriz, senet alacağız" dediği, mağdurun evde bulunduğu sırada sanık ...'in mağdura hakaret ederek tokatla 1-2 kez vurduğu, ertesi sabah ..., ..., ... ve ... olduğu halde mağdurun sanık ...'nin iş yerine götürüldüğü, ..., ... ve mağdurun iş yerinin arka tarafındaki odaya geçtikleri, mağdurdan taahhütlü olacağını söyledikleri ikinci bir senet istedikleri, internet vasıtasıyla googledan çıkarttıkları dosya kapsamında sureti bulunan aahhütname yazılı 25.000,00 TL'lik belgeyi 3 adet olmak üzere mağdura yazdırarak imzalattıkları, ayrıca sanık ...'de bulunan mağdura ait kimlik fotokopisinin altında bulunan yazıları da yazdırarak imzalattıklarının, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Mağdur aşamalardaki ifadelerinde özetle, olay bölümü (1) nolu bentte gibi anlatımlarda bulunmakla birlikte, kollukta alınan ifadesinde, ".. şahıslar araç içinde elleriyle darp ettiler cüzdanımı ve casper V10 marka cep tlf aldılar..evde ellerimi kollarımı bağladılar .. ... elindeki sopayla beni ara ara dövmeye devam etti saat 05.00 sıralarında ... bana “senden taahhütlü senet alacağız yalnız borcunu 25.000 TL yaptım .. eğer borcunu ödemezsen evini tararım seni bulduğum yerde öldürürüm keserim”diye tehdit ettiğini, kovuşturma aşamasında alının ifadesinde ise benzer anlatımlarına ek olarak, ".. cüzdanım arbede esnasında araca binme yerinde düştü. Ben ertesi gün olay yerine gittim. Fakat cüzdanımı bulamadım. Bu olaylardan dolayı telefonum kırılmıştı parçalandı. Araca bindiğimde yere düştü telefon paramparça oldu. ... araca binmezden evvel vururken kendimi korumak amacıyla elimi yukarı doğru kaldırdım. Elimde de telefon vardı. Bu sırada telefon zarar gördü. Kafamda çok hafif bir iz kalmıştır, dolayısıyla cüzdanım ile cep telefonumu gasp etmemişlerdir..." şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
3.Sanık ... aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. Araç kiralama iş yaptığını ve araç kiraladığı mağdurun kusuru nedeniyle araçta 7.000,00 TL'sı zarar oluştuğunu konuştuklarını ve 5.050,00 TL'sı bedelli senet aldığını ancak mağdurun borcunu ödemeyerek ortadan kaybolduğunu, sonraki süreçte arkadaşı ...'in facebook üzerinden ...'nin hesabını kullanarak mağdurla ilişki kurup buluşma ayarladığını bu şekilde görüşükleri mağdurdan alacağını istediğini tartışma yaşandığında ...'in mağdura tokat attığını diğer sanıklarla birlikte konuyu konuşmak için eve gittiklerini sabaha kadar oturduklarını, alacak meselesini de konuştuklarına, sonrasında iş yerine giderek bilgisayardan çıkardıkları taahhütnameyi mağdura imzalattığını, amacının bunu imzalatarak korkutarak senedi ödemesini sağlamak olduğunu taahhütnameye neden 25.000,00 TL yazdığını bilmediğini.." beyan etmiştir.
4.Sanık ...'in aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. ... ile ailece görüştüklerini olayın ...'nin anlattığı şekilde meydana geldiğini araca binmezden evvel arkadaşı ... ile mağdur arasında sürtüşme yaşandığından tokat vurduğunu taahhütname başlıklı belgeyi ... ile beraber internetten çıkarttıklarını mağdurun nüfus cüzdan fotokopisinin altındaki yazıyı olay günü mağdurun yazıp yazmadığını tam fark edemediğini mağdurun "inanmıyorsun 5.000 TL'yi değil, istersen 25.000 TL'yi de imzalarım" diyerek bu meblağı mağdurun kendisinin yazdığını mağdurun daha önceden sanık ...' ye 5.000 TL lik bir senet verdiğini, borcun 7.000 TL olduğunu ...'nin bu borcu 5.000 TL'ye indirdiğini.. " beyan etmiştir.
7.Temyiz dışı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in ifade tutanakları ile kolluk tarafından düzenlenen arama, yakalama, teşhis, görüntü inceleme tutanakları, mağdur hakkında düzenlenen adli rapor, senet, taahhütname, araç kiralama sözleşmesi fotokopileri dava dosyası içerisindedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "Hukuki Süreç" başlığının (5) nolu paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Yer Alan Bozma İstemi Yönünden;
Sanıkların, temyiz dışı diğer sanıklarla birlikte yaptıkları plan çerçevesinde sosyal ağlar üzerinden ... vasıtasıyla mağduru buluşmaya çağırıp, 25.08.2016 günü saat 21.00 sıralarında buluştukları mağduru sopa ile döverek araca bindirerek cep telefonu ile cüzdanını yağmaladıkları, akabinde de götürdükleri evde bağlayıp dövdükleri, sabah saatlerine kadar evde tuttuktan sonraki götürdükleri iş yerinde taahhütname imzalattırdıkları olayda, sanıklar tarafından sopayla dövülerek elleri ayakları bağlanıp baskı altında tutularak direnci kırılan mağdura yönelik başından itibaren planlanan yağma ve hürriyeti tahdit eylemlerinin gerçekleştiği zaman diliminin bütünselliği ve sürekliliği dikkate alındığında, tebliğnamede yer alan düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Suçu İşlemediklerine, Taahhütnamenin Senet Vasfında Olmadığına, Suçun Nitelikli Hallerinin ve Unsurlarının Oluşmadığına, Hukuki Alacak İlişkisi Tartışılmadan Hüküm Kurulmasının Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Mağdurun olay sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanları, sanıkların ikrarı, mağdur hakkında düzenlenen adli rapor, temyiz dışı sanıkların anlatımları, kolluk tarafından düzenlenen arama, yakalama, teşhis, görüntü inceleme tutanakları, mağdur hakkında düzenlenen adli rapor, senet, taahhütname, araç kiralama sözleşmesi fotokopileri dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin ".. Sanık ...'nin mağdura kiralamış olduğu araçta oluşan zararın her ne kadar mağdurdan kaynaklı olduğu hususunda açık bir tespit olmamakla birlikte, mağdurun iddia edilen zarar karşılığında sanığa dosya kapsamında örneği bulunan 5.050 TL'lik senet verdiği, sanığın zararını karşılamak için mevcut senedi takibe koyarak yasal yollardan alacağını tahsil etme imkanı olduğu halde bu yola gitmeyerek yukarıda belirtildiği şekilde mağduru silah zoruyla alı koyduğu, diğer sanık ile birlikte mağdura borcunun artık 25.000 TL olduğunu belirterek dosya kapsamında bulunan Taahhütname başlıklı belgeyi imzalattığı, söz konusu belgenin borç doğurmadığı iddia edilmiş ise de; sanıkların iddia ettikleri alacak miktarından fazla olarak belgeyi 25.000 TL olarak 3 nüsha halinde düzenledikleri, belgede mağdurun adres, kimlik bilgileri ve imzası bulunduğu, bu belge ile birlikte mağdurun kimlik fotokopisinin altına mağdurun belirtilen miktarı ödeyeceğine dair ad-soyad ve kimlik numarası yazılı olan belgeyi imzalattıkları, mağdurun ödemeye dair kabulünü ve imzasını içerir bir belgenin borç doğurmayacağı iddiasının hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı, sanıkların alacaklı oldukları bedelin çok üzerinde bir bedeli mağdurdan talep ettikleri bu şekilde sanıkların kastının alacağın tahsili amacını aştığı anlaşılmakla sanıklar ve müdafiilerin savunmalarına itibar edilmemiş atılı olan suçu işledikleri kanaatine varılmıştır. Sanıklar ... ve ...'ın eyleminin başlangıçtan itibaren bir bütün halinde yağma eylemini oluşturduğu, sanıkların olayın başlangıcında mağdura karşı silah kullandıkları, eylemin gece vaktini de kapsar süreyle konutta ve iş yerinde birden fazla kişi ile gerçekleştirildiği görülmekle atılı suçta birden fazla teşdit nedenleri bulunduğu.. " şeklindeki gerekçesinde de isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve bütün sanıkların müdafiilerinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) başlıkla paragrafta açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.11.2019 tarihli ve 2019/2884 Esas, 2019/2833 Karar sayılı kararında sanık ... ve bütün sanıkların müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1021479300