Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/27342 E. 2013/8091 K.

İçtihat

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/27342 E. 2013/8091 K.

Karar merciiYargıtay 6. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/27342 E. 2013/8091 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas
2010/27342
Karar
2013/8091
Karar tarihi
16 Nisan 2013
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Hırsızlık

Karar metni

6. Ceza Dairesi         2010/27342 E.  ,  2013/8091 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 4.11.2010 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

5252 sayılı yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, uyarlama yargılaması duruşmalı evrak üzerinden inceleme sonunda verilmiş bulunan tüm kararlar hüküm niteliğinde olup, 5320 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesindeki istisnalar dışında temyize tabi olduğu, uyarlama talebi üzerine Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesince dosya üzerinde verilen 17.06.2005 tarih ve 1995/245-1022 esas ve karar sayılı ek kararın kanun yolu olarak temyize tabi olduğu halde itiraz yolu belirtilmek suretiyle karar verildiğinden bu aşamadan sonra verilen kararlar yok hükmünde kabul edilip hükümlünün 05.10.2005 tarihli dilekçesinin, temyiz dilekçesi olduğu kabul edilerek 17.06.2005 tarih ve 1995/245-1022 esas ve karar sayılı ek karara yönelik temyiz incelemesinde;

Hükümlünün önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;

1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemi nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden değerlendirme yapılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,

2-) Hükümlünün yer göstermesi sonucu bir kısım eşyanın soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulama koşullarının değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

3-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 492/1, 522/1 ve 55/3. maddelerine göre, 5237 sayılı TCK'nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 31/3, 168 (koşullarının gerçekleşmesi durumunda); 116/2-4, 119/1-c, 31/3; 151/1 ve 31/3. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4-) Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesi gereği hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1042100800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.