Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1040 E. 2013/1114 K.

İçtihat

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1040 E. 2013/1114 K.

Karar merciiYargıtay 6. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/1040 E. 2013/1114 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas
2010/1040
Karar
2013/1114
Karar tarihi
24 Ocak 2013
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Kredi kartının kötüye kullanılması

Karar metni

6. Ceza Dairesi         2010/1040 E.  ,  2013/1114 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nın 142/2-e, 53/1, 63.maddeleri 3 yıl hapis cezası

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Suç tarihinde üç ayrı hesap sahibine ait banka internet hesabından kendi hesabına aktarılan parayı çeken sanık hakkında, mağdur sayısınca mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni sayılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinde yazılı tüm haklardan aynı maddenin 2. ve 3. fıkralarında gösterilen sürelerde yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, "Sanığın, TCK'nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına," cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.01.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:

Sanık ..., arkadaşı olan müşteki ... Yüce'den kendisine gelecek bir havale nedeni ile Oyakbank bankamatik kartını emanet istemiş ve almıştır.

Banka görevlilerinin müştekiyi arayarak hesabına şüpheli havaleler yapıldığını ve banka kartı ile çekildiğini bildirmesi üzerine, müşteki Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vererek sanık hakkında şikayetçi olmuştur.

Sanığın internette tanıştığı ... isimli şahıs tarafından kendisine para gönderildiğini kendisinin de bu parayı çekip harcadığını beyan etmesi üzerine 20.02.2006 tarihli iddianame ile sanığın “.... müştekiye ait kart hesabına internet üzerinden başka şahısların hesabından havale yaparak bu kartla çektiği ve yine bu kartla alışveriş yaptığı” bu suretle kredi kartının kötüye kullanılması suçunu işlediği iddiası ve hakkında TCK. 245/1, 53, 63. maddelerinin uygulanması istemi ile Kocaeli Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmış;

Yapılan yargılama sırasında sanığın eyleminin TCK. 142/2-e maddesine uyduğu gerekçesi ile ek savunma verilerek sanığın TCK. 142/2-e maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar dairemiz sayın çoğunluğunca TCK. 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmıştır.

1- Sanık hakkında, kart sahibi ... müşteki olarak gösterilerek TCK 245/1. maddesi gereğince dava açılmış olup, Bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık suçundan usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı halde Ek savunma ile yetinilerek mahkumiyet hükmü kurulması;

2- Olayda kart sahibi müştekinin bir zararı olmayıp, hesaplarından para çekilip müştekinin kart hesabına aktarılan ..., ... ve ...'ın zararlarının söz konusu olduğu, açık kimlikleri adresleri ve telefon numaraları dosya içinde mevcut olan, bu şahısların yargılamanın hiçbir aşamasında dinlenmedikleri,

Bu hesap sahiplerinin dinlenmesi, hesaplarından paranın usulsüz olarak çekilip çekilmediğinin, bu konuda daha önce şikayetçi olup olmadıklarının, açılmış dava olup olmadığının tespit edilerek bu konuda açılmış davalar var ise bu dosyalar da incelendikten sonra karar verilmesi gerektiği, zira sanığın üç kişinin hesabından para çekmek sureti ile üç ayrı suç işlediği, müşteki ...'a karşı işlenmiş dördüncü bir hırsızlık suçunun olmadığı. Oysa üç ayrı davanın varlığı halinde incelemeye konu dosyada verilen cezanın dayanağının olmayacağı, mevcut durumda üç ayrı eylemin tek eylemmiş gibi cezalandırıldığı, bu nedenle eksik kovuşturma sonucu kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile sayın çoğunluğun düzelterek onama şeklindeki görüşüne katılmıyorum. 24.01.2013

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1030922800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.