Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/6950 E. 2024/11516 K.

İçtihat

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/6950 E. 2024/11516 K.

Karar merciiYargıtay 4. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/6950 E. 2024/11516 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas
2024/6950
Karar
2024/11516
Karar tarihi
1 Ekim 2024

Karar metni

4. Ceza Dairesi         2024/6950 E.  ,  2024/11516 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İTİRAZA KONU KARAR : Ret
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli, 2023/7125 Esas, 2023/20120 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KD-2024/28736 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308. maddesi gereğince sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında mağdur ...'a yönelik fuhuş suçundan, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 30.10.2018 tarih ve 2014/62 Esas, 2018/245 sayılı mahkûmiyet kararına karşı sanık ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 05.05.2020 tarih ve 2020/467 sayılı bozma ilamı ile sanık hakkında mağdura yönelik ne şekilde 18 yaşından büyük kabul edildiği gerekçelendirilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 227/1. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken, anılan Kanun'un 227/2. madde gereğince hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227/1. maddesi gereğince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine dair karar verildiği, bu hükme yönelik temyiz başvurusunda bulunulması üzerine ise Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarih ve 2023/7125 Esas, 2023/20120 sayılı Kararı ile temyiz isteminin reddine karar verildiği ancak,
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.05.2020 tarih, 2020/467 Esas, 2020/441 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik fuhuş suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiş ise de, sanık hakkındaki bozma sebeplerinin kanunda tahdidi olarak sayılan hallere ilişkin olmaması nedeniyle usul hükümlerine açıkça aykırı olduğu, kanun yolu başvuru hakkını ortadan kaldıracak mahiyetteki bu usule aykırılığın temyizen incelemeye konu edilebileceği, hukuk düzeninde sonuç doğuran nihai karar olması itibarıyla Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.01.2023 tarih 2022/2184 Esas 2023/21 Karar sayılı kararının bu nedenle temyizen incelenip, 05.05.2020 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararında yer verilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre yeniden bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı ve sonrasında da incelemeye konu esastan ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmesi gerektiği değerlendirmeye konu edilmekle, sanık lehine itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulduğu,
Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verilecek haller dışında kalan bozma nedeniyle verilen İlk Derece Mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi kararı gibi değerlendirilerek temyiz yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, sanık hakkında mağdura yönelik temyiz isteminin reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğu bu nedenle redde dair kararın kaldırılarak istinaf başvurusunun esastan reddi kararının bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.05.2020 tarih ve 2020/467 sayılı bozma ilamı üzerine Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce bozma öncesi verilen hükme göre daha ağır ceza içeren 11.06.2021 tarih ve 2020/221 sayılı 4 yıl 2 ay hapis 100 TL adli para cezasına ilişkin kararın, Mahkemece ilk kez verilen hüküm gibi kabul edilip temyiz edilebilir olup olmadığı buna göre belirleneceğinden, karara yönelik istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 05.01.2023 tarih ve 2022/2184 Esas, 2023/21 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince temyizi kabil olmadığından, karara yönelik temyiz isteminin reddi yönündeki Dairemizin 20.06.2023 tarih 2023/7125 Esas, 2023/20120 sayılı ilamına yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 20.06.2023 tarihli, 2023/7125 Esas, 2023/20120 sayılı temyiz isteminin reddi kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.10.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; kararın temyizi kabil olup olmadığı noktasındadır.
Mersin ACM tarafından sanık hakkında 227/2 madde uyarınca verilen sonuç 2 yıl 12 ay hapis cezasının istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi eylemin TCK 227/1. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle bozmuş ve ilk derece mahkemesine göndermiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından direnme ... bulunmadığından bozmaya uyularak TCK 227/1. madde uyarınca sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedilmiş ve bu kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından onanmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi onama kararının temyizi üzerine, dairemiz sayın çoğunluğu tarafından ilk derece mahkemesinin 5 yılın altında hapis cezasının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanması nedeniyle kararın temyizi kabil olmadığı sonucuna ulaşılarak temyiz istemi reddedilmiştir.
CMK 280/1-e bendi Bölge Adliye Mahkemesinin hangi hallerde ilk derece mahkemesi kararını bozarak dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderebileceğini açık bir şekilde düzenlemiş, bu hallerin CMK 289. maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerdeki hukuka aykırılık nedenlerinin bulunması halinde ilk derece mahkemesine gönderilebileceğini belirtmiştir.
Somut olayımızda, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma nedenlerinin hiçbiri CMK 280/1-e bendinde ve CMK 289. maddede belirtilen bozma nedenlerinden biri değildir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesinin CMK 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve 280/2. madde uyarınca duruşma sonucunda ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirdi.
Somut olayda, ilk derece mahkemesinin verdiği 2 yıl 1 ay hapis cezasının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 4 yıl 2 ay hapis cezası olarak artırıldığının kabulü ve üst sınırı 2 yılı aşan suçtan dolayı hapis cezasını artıran Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabil olduğunun kabulü ile hükmün esastan incelenmesi yerine temyiz isteminin reddi yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1076643200
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.