İçtihat
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2026/1446 E. 2026/8971 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas
- 2026/1446
- Karar
- 2026/8971
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar metni
3. Ceza Dairesi 2026/1446 E. , 2026/8971 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2025/244 E., 2025/328 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.03.20 12... /10 esas, 2011/387 sayılı Kararda açıklandığı üzere;
Ceza Muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan ve Latince “in dubio pro reo” olarak ifade edilen “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel şartı, suçun şüpheye yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, bir suçun gerçekten işlenip işlenmediği veya işlenmiş ise gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi halinde uygulanacağı gibi, suç niteliğinin belirlenmesi bakımından da geçerlidir. Ceza mahkûmiyeti, yargılama sürecinde toplanan delillerin bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, hiçbir şüphe ve başka türlü bir oluşa imkan vermeyecek açıklıkta olmalıdır.
14.09.2023 tarihli kolluk araştırma tutanağında; yüz tanıma sisteminde yapılan sorgulamada sanığın 2018 yılında PKK/KCK terör örgütüne katılarak silahlı faaliyet yürüttüğü ve kod adının "..." olduğu yönünde bilgiler elde edildiğinin belirtildiği, sanığın fotoğraflardaki kişi olmadığını beyan ettiği, Bursa İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen 25.09.2023 tarihli teknik inceleme raporunda; soruşturmaya konu fotoğrafta yer alan şahıs ile sanık ...'in olduğu belirtilen şahsın muhtemel aynı şahıs olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, bozma öncesinde Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 26.01.2024 tarihli raporunda "inceleme konusu medyalardaki analizi yapılan görüntü örnekleri, mukayese konusu görüntü örnekleriyle benzerlikler göstermektedir (+1)***" şeklinde değerlendirildiğinin belirtildiği, bozma sonrasında alınan Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı Adli Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesinin 16.09.2025 tarihli raporunda; "Kişinin yüzüne ait karakteristik yüz hat ve yapılarını (genel yüz ve kafa anatomisi ile alın, kaş, göz, burun, kulak, dudak, çene ve benzeri yapıların) temsil eden görsel bilginin yeterli düzeyde olmadığı anlaşılmakla, Kafa ve yüz morfolojisi, Burun yapısı, Ağız yapısı yönlerinden benzerlikler görülmekle; 1 no.lu şahıs'a ait görüntü örnekleri ile ...'e ait görüntü örneklerinin mukayeselerinin "inceleme konusu medyalardaki analizi yapılan görüntü örnekleri, mukayese konusu görüntü örnekleriyle kısmi benzerlikler göstermekle birlikte karar vermek için yetersizdir(0+)***" şeklinde değerlendirildiği anlaşılmakla; sanığın fotoğrafta yer alan kişi olduğuna ilişkin sanığın savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmaması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma gerekçesi doğrultusunda sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1227666100