Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/19004 E. 2026/7520 K.

İçtihat

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/19004 E. 2026/7520 K.

Karar merciiYargıtay 3. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2023/19004 E. 2026/7520 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas
2023/19004
Karar
2026/7520
Karar tarihi
15 Nisan 2026
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Silahlı terör örgütüne üye olma

Karar metni

3. Ceza Dairesi         2023/19004 E.  ,  2026/7520 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/245 E., 2023/134 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.20 17... /1332 esas sayılı iddianamesi uyarınca yapılan yargılama neticesinde; Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.12.2017 tarih ve 2017/251 esas ve 2017/466 sayılı kararı ile hükümlü/sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 20.12.2018 tarihli ve 2018/4764 esas, 2018/5323 karar sayılı ilamı ile kararın onanması suretiyle kesinleştiği, sanığın haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yoluna başvurduğu, başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin, 2019/8279 başvuru numaralı 27.07.2022 tarihli kararı ile duruşmada hazır bulunma hakkına riayet edilmemesi suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, yargılamanın yenilenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, yapılan yargılama sonucunda 09.05.2023 tarihli karar ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına verildiği, ilk derece mahkemesince verilen bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edildiği görülmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-YARGILAMANIN YENİLENMESİ
A) Genel Olarak:
Kesin hükümde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle tekrar muhakeme yapılmasına imkan tanıyan yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yollarının bir çeşidini oluşturmaktadır.
Kesin hüküm; doğruluğu hukuken kabul edilen ve artık tartışılmayan bir mahkeme kararıdır. İstisnai olsa da uyuşmazlığın çözümünde “adli hata” denilen yanlışlıklar yapılmış olduğu sonradan öğrenilebilir. Bazı önemli hataların giderilebilmesi ve hakikatin araştırılması bu şekilde maddi gerçeğe ulaşılabilmesi “olağanüstü kanun yolu” ile mümkün olabilecektir.
"Bu yolun istisnai olarak kabul edilmesinin nedeni, doğruluğu hukuken tartışılmayan “kesin hükmün” temellerinin bazı hallerde sarsılmış olması hükmün artık bu temel üzerinde oturmasının mümkün olmamasına dayanmaktadır. Hukuk barışının ve güvenliğinin sağlanması ne kadar önemli ise de, hukuka olan güvenin sağlanması da en az bu kadar önemlidir. Temelleri olmayan bir hüküm hukuk düzeni tarafından kabul edilemez. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi yolu, sadece çok istisnai hallerde mahkeme kararı ile açılabilmektedir." (Yenisey-Nuhoğlu, CMK 4. baskı 962. syf.)
Maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen ceza muhakemesinde verilen ve kesinleşen hükmün sonradan maddi gerçeğe uyumlu olmadığı anlaşıldığı halde, kararın infazının aynı şekilde sürdürülebilmesi adli hatadan vazgeçilmemesi, diğer bir anlatımla yeni ortaya çıkan bu durumların görmemezlikten gelinmesi, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Her şeyden önce kesinleşmiş bir hükmün, doğru ve maddi bir gerçeğe uygun olduğu, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, meşru olduğu, adaletin tecelli ettiği varsayımının bu konudaki inancın kamu vicdanında tahribata uğraması, bozulan hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi ve hukuk barışının yeniden sağlanmasını zorunlu kılar.
İstisnai nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verildikten sonra yapılacak yargılamada izlenecek yol; yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplanabilir. Re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplanabilir. Toplanan deliller karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle önceden bu sonuca varıldığı anlatılmalı, suçun nitelendirilmesi yapılarak yenilenen yargılamanın daha önce yapılıp bitirilen yargılama sonucunda ulaşılan sonuçları değiştirecek bir yenilik getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir (Ünver- Hakeri CMK şerhi).
Yargılamanın yenilenmesinin istisnai kanun yolu olduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarih, 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, “ Yargılamanın yenilenmesindeki amaç kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, gerçeğin araştırılması böylece toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenileme talebini dikkate alınması söz konusu olmayacaktır.” şeklinde vurgulanmıştır.
B) Yasal Düzenleme:
Yargılamanın yenilenmesi nedenleri CMK'nın 311. maddede tek tek sayılmıştır.
Bunlar;
(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.
c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.
d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.
f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.
(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.
Şeklinde sayılmıştır.
Yine 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 45-51. maddeleri arasında bireysel başvuru yolu düzenlenmiş, adı geçen yasanın 50. maddenin (2). fıkrasında;
"Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."
Denmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 311. maddesinden farklı olarak yeni bir yargılamanın yenilenmesi yolu düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere, yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden birisi de “ceza hükmünün, insan hakları ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşmenin veya ekli protokolleri ile Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin ihlali sureti ile verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, bireysel başvuru yoluna gidilmesi üzerine Anayasa Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması” dır.
Yenilenme talebinde bulunabilmek için cezanın infaz edilmemiş olması ya da hükümlünün sağ olması şart değildir. Yargılamanın yenilenmesi isteminde hükümlünün bulunabileceği gibi, sağ olmaması halinde eşi, üst veya alt soyu, kardeşleri, şayet bu kişiler mevcut değilse Adalet Bakanı talepte bulunabilir.
Yargılamanın yenilenmesi kararında artık mahkeme, yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplamalı, re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın gerekirse başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplamalı, toplanan delilleri karar yerinde tartışıp suçun ne şekilde işlendiği açıklamalı, mevcut delilleri irdelemeli, delillerle sonuç arasında bağ kurmalıdır.
C) Somut Olayda:
5271 sayılı CMK'nın 311/1-e maddesi kapsamında mahkemenin yeniden yargılama talebini kabule değer bulması üzerine, öncelikle tarafların görüşünü alıp dosyanın yeni bir esas numarasına kaydedilmesi, sonrasında duruşma açarak yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak ileri sürülen delillerin toplanması, bu deliller ışığında mahkemenin CMK'nın 311/1-e maddesi kapsamında değerlendirdiği delilin hükme esas alınıp alınmayacağını da belirledikten (CMK'nın 230/l-b maddesi) ve tüm delillerin serbestlik kuralı çerçevesinde tartışılmasından (CMK'nın 2 16... . maddeler) sonra, önceki hükmün yerinde olduğunun anlaşılması halinde onaylanmasına karar verilmesi veya aksi takdirde hükmün iptali ile yeni bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurmak suretiyle CMK'nın 318 vd. maddelerine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün öncelikle bu nedenlerle CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1224624800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.