İçtihat
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/30068 E. 2026/6621 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas
- 2022/30068
- Karar
- 2026/6621
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar metni
3. Ceza Dairesi 2022/30068 E. , 2026/6621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/243 E., 2021/278 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/283 E., 2020/36 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜMLER : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
1- Sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespitine yönelik çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) beyan ettiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılması, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığı da araştırılıp, varsa bu beyan yahut ifadelerin aslı veya onaylı suretlerinin duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerekirse ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan sanık hakkında beyanda bulunan Tanju A .nın ifade ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, bu kişinin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/146899 soruşturma sayılı dosyası ve eklerinin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması lüzumu,
B. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
1- Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 26.10.2017 tarih ve 2017/18 09... /5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf.383 vd).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında;
Sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullanmayan veya örgütsel iletişim ağına dahil olmayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere hakkında mahkumiyete yeterli, somut delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetine yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediğinden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Yakalandıktan sonra kendisine ilişkin konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanığın, verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup, verdiği bilgiler de gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 221-4-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1220635300