İçtihat
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/29028 E. 2025/2236 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas
- 2022/29028
- Karar
- 2025/2236
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar metni
3. Ceza Dairesi 2022/29028 E. , 2025/2236 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3658 E., 2020/1298 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/126 E., 2018/245 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4, 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.Tüm dosya kapsamına göre silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın temyiz dilekçesinde etkin pişmanlıktan azami oranda faydalanmak istediğinin belirtilmiş olması karşısında;
Temyiz aşamasında dosyaya gelen ve sanık hakkında örgütsel faaliyete ilişkin beyanlarda bulunan Y.P.'nin beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup gerekirse tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra anılan kişi ile ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması lüzumuna binaen sanığa etkin pişmanlık düzenlemesinin şartları ile hüküm ve sonuçları hatırlatılarak verdiği bilgilerin konum ve faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığı ve eldeki mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden de sorulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin hangi oranda uygulanacağının yeniden tartışılmasından sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
2.Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
3.Sanığın hakkında soruşturma başlatılıp yakalandıktan sonra etkin pişmanlık beyanlarını sunduğu göz önüne alınarak, etkin pişmanlık hükümleri gereği ceza indirilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 221/4-2 nci cümlesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü maddesi olarak gösterilmesi,
4.5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde 18.09.2018 tarihli duruşma zaptının 184142 sicil numaralı katip tarafından elektronik olarak imzalanmaması,
5.Sanık hakkında örgüt üyeliği suçundan neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında koşulları oluşmadığı halde "Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmadığı sabıkasız olduğu ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat oluştuğundan CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" şeklinde belirtilerek dosya kapsamıyla örtüşmeyen hususlara kabulde yer verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1151309700