Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23319 E. 2025/14194 K.

İçtihat

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23319 E. 2025/14194 K.

Karar merciiYargıtay 3. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/23319 E. 2025/14194 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas
2022/23319
Karar
2025/14194
Karar tarihi
12 Mayıs 2025
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Silahlı terör örgütüne üye olma

Karar metni

3. Ceza Dairesi         2022/23319 E.  ,  2025/14194 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/677 E. - 2021/215 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/244 E. - 2019/122 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesi, TCK’nın 62/1, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; sanığa ait olan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki örgütsel yazışma içerikleri gözetildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütsel iletişim ağını kullandığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün ikinci paragrafında yer alan “5. maddesi” ibaresinin çıkartılarak yerine “5 inci maddesinin birinci fıkrası” yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluğun; "sanığa ait olan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki örgütsel yazışma içerikleri gözetildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup örgütsel iletişim ağını kullandığı ve eyleminin mevcut haliyle sabit olduğu" gerekçesine tarafımızdan iştirak edilmemiştir.
İncelenen dosya kapsamından;
Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; "sanık hakkındaki suçun sübut noktasına varıp varmadığı" hususu oluşturmaktadır. Mahkumiyet hükmüne, örgütsel yazışması belirlenemeyen, bu nedenle örgütsel amaçla kullandığı tespit edilemeyen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı esas alınmıştır.
Somut olay irdelendiğinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihili ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil ocağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından, sanığa ait olduğu kabul edilen dosyadaki mevcut "..." ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerin kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanığı ile ilgili beyanda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenmelerinden, temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen ...'ın sanık hakkındaki etkin pişmanlık ifadeleriyle birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunduktan ve ...'ın duruşmada usulüne uygun şekilde tanık olarak dinlenilmesinden sonra sanık ve müdafiine diyecekleri sorularak tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksiksiz araştırma ile hüküm kurulduğundan bozma karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1167434400
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.