İçtihat
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/18293 E. 2025/10051 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas
- 2022/18293
- Karar
- 2025/10051
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar metni
3. Ceza Dairesi 2022/18293 E. , 2025/10051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/244 E., 2020/1572 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/20 E., 2018/131 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte; savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konum ve faaliyetlerinin tespiti bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken ... cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı TCK’nın 61/3. maddesine aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
b) Sanığın aşamalardaki savunmalarının aksine örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle iltisaklı bankaya para yatırdığına ve bankacılık işlemleri yaptığına dair kesin ve inandırıcı delilin bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanun'a aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1146190400