İçtihat
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/14676 E. 2023/1487 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/14676
- Karar
- 2023/1487
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar metni
3. Ceza Dairesi 2021/14676 E. , 2023/1487 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1398 E., 2019/19 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2017/243 Esas, 2018/101 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2018/1398 Esas, 2019/19 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, sanık ...'ın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçu sabit bulunmakta ise de; gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ve örgüt üyeleri hakkında örgütteki konumuna uygun bilgi verip etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına oy çokluğuyla (Üye Hakim Önder D.'nin muhalefeti ile) karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının (aleyhe) temyiz istemleri özetle;
1. Üzerine atılı suçu işlemediğine,
2. Hakkında henüz bir soruşturma yokken kendi rızasıyla örgüt hakkında bildiklerini anlattığına,
3. Terör örgütü ile herhangi bir bağı olmadığına, 15 Temmuz ve sonrasında da herhangi bir eyleme karışmadığına,
4. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5. Silahlı terör örgütü üyeliğinden sanık hakkında yürütülen idari soruşturma kapsamında 16.06.2017 tarihinde ifadesinin alınması ve 6 aydan fazladan bir süre açıkta olması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 05.06.2017 tarihli 53725 sayılı yazısı üzerine evrakı 2017/109479 numarası üzerinden soruşturma yürütülmesi, her an hakkında gözlem altına alınacağı kararı üzerinde baskı oluşturduğu konusunda hiç bir tereddüt bulunmaması dolayısıyla saığın gönüllü olarak teslim olmasının gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceğine,
6. Sanığın TCK 3/1 ve 61/1 madde ve fıkralarına göre cezasının belirlenip aynı Kanun'un 314/2, 221/4-2 cümle, 3713 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 5, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3-1 cümle, 58/6, 9, 63/1 madde ve fıkralarına göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Silahlı kuvvetler bünyesinde teğmen olarak görev yaparken, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle açığa alınan sanığın, 2007 yılından darbe girişimi sonrasına kadar örgütün içinde yer alması, bu dönem içinde örgüte ait evlerde kalması, "ev abiliği" yapması, sohbet adı altındaki toplantılara katılması, himmet adı altında örgüte maddi yardımda bulunması, Ankara'dan Balıkesir'e giderek Astsubay Meslek Yüksek Okulundaki öğrencilere sohbet adı altında örgütsel eğitim vermesi ile teğmen olarak görev yaptığı sürede örgüt içinde kendisinden üst düzeyde bulunan kişilerle periyodik olarak görüşmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve bu örgütün üyeleriyle organik bağ içerisinde olduğu, örgütün amaçları doğrultusunda, yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunduğu, bu suretle üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce kabul edilerek eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/1426 - 2015/1292 sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın etkin pişmanlığa ilişkin 221 inci maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, failin bilgisi dahilinde gerçekleşen faaliyetlerle ilgili ifade vermesinin yeterli olacağı ve bu bilgilerin daha önceden güvenlik güçlerinin elinde olup olmadığının önem arz etmeyeceği, dosya kapsamına göre sanığın etkin pişmanlık iradesi göstererek 2007 yılından itibaren örgütsel ilişki içinde olduğu kişilerin isimlerini vermesi, bu kişilerin eylemlerini açıkça belirtmesi, teşhis etmesi, sonrasında da bu beyanlarından rücu etmemesi karşısında, bu haliyle terör örgütünün çözümlenmesine ve deşifre edilmesine yönelik faydalı bilgiler vermesi nazara alınarak, hakkında şartları oluşan etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış, 5237 sayılı TCK'nın 221/4 maddesi kapsamında cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin hükmüne karşı sanık müdafii tarafından ayrıntıları dilekçelerinde açıklandığı biçimde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin yer ve konu bakımından yetkili olduğu, hükmün istinaf edilebilir olduğu, istinaf edenin kanun yoluna başvurmaya hakkı bulunduğu, istemin süresinde olduğu kabul edilerek CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
Silahlı kuvvetler bünyesinde teğmen olarak görev yaparken, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimi sonrasında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle açığa alınan sanığın, 2007 yılından darbe girişimi sonrasına kadar örgütün içinde yer alması, bu dönem içinde örgüte ait evlerde kalması, "ev abiliği" yapması, sohbet adı altındaki toplantılara katılması, himmet adı altında örgüte maddi yardımda bulunması, Ankara'dan Balıkesir'e giderek Astsubay Meslek Yüksek Okulundaki öğrencilere sohbet adı altında örgütsel
eğitim vermesi ile teğmen olarak görev yaptığı sürede örgüt içinde kendisinden üst düzeyde bulunan kişilerle periyodik olarak görüşmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PYD silahlı terör örgütü ve bu örgütün üyeleriyle organik bağ içerisinde olduğu, örgütün amaçları doğrultusunda, yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arz eden faaliyetlerde bulunduğundan örgüt üyesi olarak kabulünün gerektiği anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan 27.11.2017 tarihli tutanakta; sanığın kendiliğinden kolluğa gidip Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Dairesinde Üsteğmen rütbesinde görev yaptığını, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyette bulunduğunu, etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermek istediğini beyan etmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve aşamalarda örgüt hakkında faydalı ve samimi bilgiler veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4 maddesi ilk cümlesi kapsamı uyarınca silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan hakkında cezaya hükmolunmaması gerekirken İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 cümlesi uyarınca uygulama yaparak ceza vermiş olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre dosya içerisinde bulunan 27.11.2017 tarihli tutanakta; sanığın kendiliğinden kolluğa giderek Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Dairesinde Üsteğmen rütbesinde görev yaptığını, FETO/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyette bulunduğunu, etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermek istediğini beyan etmesi üzerine ifadesi alınan ve teşhis işlemi yaptırılan, aşamalarda örgüt hakkında faydalı ve samimi bilgiler veren sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14.01.2019 tarihli ve 2018/1398 Esas, 2019/19 sayılı ceza verilmesine yer olmadığına dair kararında sanık ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.03.2023 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 906958100