İçtihat
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11110 E. 2025/25494 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/11110
- Karar
- 2025/25494
- Karar tarihi
Karar metni
3. Ceza Dairesi 2021/11110 E. , 2025/25494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/215 E., 2019/345 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/244 E., 2018/338 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
Nagehan yönünden (06.04.2017)
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62/1, 58/9 yollamasıyla 6 ve 7, 221/5 53... . maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma ve düzeltilerek onama
Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanun'a eklenen geçici 5.i maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
I. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'a, 7188 sayılı Kanun'un 31/1-f maddesi ile eklenen geçici 5/1-f maddesi uyarınca, kanunun yürürlüğe giriş tarihi olan 24/10/2019 tarihinden itibaren on beş gün içinde 5237 sayılı TCK'nın 314. maddesi gereğince verilen kararlara yönelik temyiz yasa yoluna başvurma hakkı tanındığı, ancak sanık ve müdafiinin öngörülen on beş günlük süreden sonra temyiz başvurusu yaptıkları anlaşılmakla, süresinden sonra yapılan temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE,
II. Diğer sanıklar yönünden temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
a. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156. maddesi uyarınca da resen müdafii görevlendirilmeyen sanığa, Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150. maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine muhalefet edilmesi,
b. Kabul ve uygulamaya göre de;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı, delillere ve bir numaralı bozma gereği yerine getirildikten sonra ,kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, TCK 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekliliği,
2. Sanık ... yönünden yapılan incelemede;
a. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin beraate ilişkin sair temyiz istemlerinin reddine, ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
b. Kabul ve uygulamaya göre de;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin dokuzuncu fıkrasının gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak gösterilerek uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar .. ve ... müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1184872100