İçtihat
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6172 E. 2026/9320 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas
- 2026/6172
- Karar
- 2026/9320
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Hırsızlık, mala zarar verme
Karar metni
2. Ceza Dairesi 2026/6172 E. , 2026/9320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/865 E., 2023/909 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ek kararın onanması, onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin, kararda teşebbüs hükümlerinin ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu, katılanlar vekillerinin temyiz nedenlerinin ise "temel cezanın üst hadden belirlenmesi gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 143. maddesinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018
tarihli ve 2015/215 Esas, 2018/143 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık ve müdafii ile katılanlar vekillerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/790 Esas, 2021/1495 Karar sayılı kararı ile “İlk Derece Mahkemesi'nce, müşteki ...Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş'ye gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de, CMK'nın 2 33... . maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilmesi gereken müşteki ...Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş yetkilisine usulen dava ve duruşma günü bildirilmeden, Ceza Muhakemesi Kanununun suçtan zarar gören ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma, iddia ve delillerini sunma, olanağı ve usulünce taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek CMK'nın 289. maddesi 1 fıkrası (e) bendine aykırı davranılması, Kabul ve uygulamaya göre de, 1-.06/06/2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda belirtildiği üzere Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş ve ...Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş'ye ait baz istasyonlarının tel çitle yapılmış metal kapılarının kilidinin levye türü sert bir cisimle zorlanarak eğilerek kırılarak açıldığı, sanığın eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesinde karşılığını bulan "kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık" suçunu oluşturduğunun anlaşılmasına rağmen sanık hakkında TCK'nın 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması, 2- Somut olayda, ...İlçesi ...Mahallesinde bulunan Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş ve ...Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş'ye ait tel çitle yapılmış metal kapının kilidinin sert bir cisimle zorlanarak ve kırılarak açıldığı, içeride bulunan jeneratör kapağının yine sert bir cisimle açılarak jeneratörün yakıt deposunda bulunan mazot akaryakıtının çalındığı, sistemin uyarı vermesi üzerine jandarmaya haber verilmesi sonrasında olay yerine gitmekte olan ...İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerinin olay yerinden ayrılmış olan bu nedenle kesintisiz takip bulunmayan seyir halindeki 26... plaka sayılı aracı Karacakaya Mahallesinde karşılaştıklarında durdurmak istedikleri ancak aracın tüm uyarılara rağmen durmayarak hızla uzaklaştığı, yapılan takip sonucunda araç ... ilçesi Yayla Mahallesinde terkedilmiş şekilde bulunduğu, olayda sanığı kesintisiz takip olmaksızın yakaladıkları anlaşılmakla, hırsızlık eyleminin tamamlandığı hâlde teşebbüs hükümlerinin uygulanmış olması, 3-Sanığın Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş ve ...Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş'ye ait baz istasyonlarındaki metal kapının kilit kısımlarını kırmak suretiyle kamu hizmetine tahsis edilmiş eşyaya zarar vermesi şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK'nın 152/1-a maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 151/1 maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini, 4-Sanık hakkında tekerrrüre esas alınan ...Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/312 esas, 2012/244 karar sayılı ilâmında birden fazla mahkûmiyet hükmü bulunup, bunlardan hangisinin tekerrüre esas alındığı karar yerinde belirtilmediğinden" bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/790 Esas, 2021/1495 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/327 Karar sayılı kararı ve mala zarar verme suçu yönünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından verilen 28.03.2023 tarihli ve 2022/865 Esas, 2023/909 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek ve temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1226790100