İçtihat
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/15866 E. 2026/10474 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas
- 2025/15866
- Karar
- 2026/10474
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Hırsızlık
Karar metni
2. Ceza Dairesi 2025/15866 E. , 2026/10474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/169 E., 2025/243 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, düzeltilerek onama
I. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3.maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1.maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, mahkemenin cezalandırma cihetine gidebilmesi için hiçbir duraksamaya yer vermeyecek, kesin ve her türlü şüpheden uzak delilleri tartışması ve değerlendirmesi gerektiğine, sanığın savunmalarında samimi beyanda bulunduğuna, sanığa herhangi bir ceza verilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin üst sınırdan lehine uygulanması gerektiğine, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşıp daha fazla ceza verilmesinin, TCK'nın 62. maddesinde düzenlenen indirimin tatbikine karar verilmemiş olmasının ve TCK'nın 143/1. maddesinin tatbik edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyecek olmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmamasına" ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1219778800