İçtihat
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/2560 E. 2026/9049 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas
- 2024/2560
- Karar
- 2026/9049
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Hırsızlık
Karar metni
2. Ceza Dairesi 2024/2560 E. , 2026/9049 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3153 E., 2023/3176 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "tarafları tatmin eder bir gerekçe gösterilmeksizin ceza verirken alt sınırdan uzaklaşılmasının ve tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği römorkun katılana ait olmadığı düşünülerek müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, tek bir tanığın eksik beyanına dayanılarak hüküm verilemeyeceğine, katılanın, beş tonluk römork yönünden herhangi bir zararının olmadığını belirttiği, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suçları işlediğine dair dosyada hiçbir somut delil de bulunmadığına"; katılan vekilinin temyiz isteminin "eksik ceza tayin edildiğine, zararın sanıklar tarafından giderilmediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli 2021/244 Esas ve 2022/343 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, katılan ve katılan vekili, sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/3421 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün "İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden TCK'nın 168/4-2 maddesi uyarınca sanıkların cezalarında indirim yapılarak eksik ceza tayini, TCK'nın 143/1 maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin bozma nedeninin ise bozma sebebinin hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/3421 Esas, 2023/663 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Akşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli 2023/125 Esas ve 2023/243 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1225104300