Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7298 E. 2024/4634 K.

İçtihat

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7298 E. 2024/4634 K.

Karar merciiYargıtay 2. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/7298 E. 2024/4634 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas
2023/7298
Karar
2024/4634
Karar tarihi
20 Mart 2024
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Karar metni

2. Ceza Dairesi         2023/7298 E.  ,  2024/4634 K.

"İçtihat Metni"

SAYISI : 2015/194 E., 2022/568 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali,
mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., katılan vekili
sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazının Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/1129 D. İş sayılı kararı ile reddedildiği, bu nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin sadece iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Katılan vekilinin, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2. Katılan vekilinin sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın 29.01.2013 tarihli duruşmada sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden uzlaştıklarını bildirmiş olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kalacağı ve bu itibarla temyiz hak ve yetkisi kalmayacağından, katılanın vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3. Sanık ... müdafiinin sanık hakkında; sanık ... ve katılan vekilinin sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'in tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin TCK’nın 191/1. maddesinde yazılı “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçuna ilişkin olduğu, bu suçun ise hükümden sonra 18.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince, yapılacak uyarlama sonucunda "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan bu ilâmla ilgili uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
4. Sanık ... ve katılan vekilinin, sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçularından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştr. Ancak;
a. 5237 sayılı TCK'nın 142/2-g maddesinin, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilmeden önceki hâli ile bu maddede tanımlanan suçun yasal unsurları ile oluşması için suça konu hayvanların, bina ve eklentileri dışında kalan büyükbaş ve küçükbaş hayvanlara özgülenen barınaklardan, sürüden veya açık yerlerde bulunan yerlerden alınması gerektiği, davaya konu olayda bozma üzerini yapılan keşif, bilirkişi incelemesi sonucunda, arazinin çevresinin ve hayvan hırsızlığına konu olan yerin tel örgü ile (çitle) kapatılarak muhafaza edildiği, hayvan hırsızlığına konu olan yerin iş yeri içinde, iş yerinin konumlandırıldığı arazi içinde, iş yerinin eklentisi olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu hayvanların iş yerinin eklentisi niteliğinde bulunan barınaktan, suça konu diğer eşyaların da iş yerinin içerisinden alındığının anlaşılması karşısında; eylemin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanun'un 142/2-g maddesi uyarınca hüküm kurulması,
b. Birlikte işlenen suçlarda sanıklardan birisinin veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi hâlinde, diğer suç ortaklarının bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları taktirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacakları, dosya kapsamına göre, katılan vekilinin soruşturma aşamasında dosyaya ibraz ettiği 31.05.2012 tarihli dilekçeye göre diğer sanık ...'nın tüm zararlarını giderdiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında da hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c. Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetinin TCK’nın 191/1. maddesinde yazılı “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” suçuna ilişkin olduğu, bu suçun ise hükümden sonra 18.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince, yapılacak uyarlama sonucunda "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" ve koşulları gerçekleştiğinde CMK'nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verileceğinin öngörülmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınan bu ilâmla ilgili uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması,
d. Kabule göre de;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 142/2-g ve 143/1. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılırken 4 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası yerine 3 yıl 12 ay 44 gün hapis cezasına, devamında ise aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken, 3 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası yerine 3 yıl 4 ay 36 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1098239500
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.