Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2019/1143 E. 2019/11838 K.

İçtihat

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2019/1143 E. 2019/11838 K.

Karar merciiYargıtay 13. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2019/1143 E. 2019/11838 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas
2019/1143
Karar
2019/11838
Karar tarihi
3 Temmuz 2019
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Hırsızlık

Karar metni

13. Ceza Dairesi         2019/1143 E.  ,  2019/11838 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yoklukta verilen hükme ilişkin gerekçeli kararının tebliğinin usulsüz olduğu savunularak temyiz talebi ile birlikte talep edilen eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin CMK nun 42/1. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilmeksizin, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 23/12/2014 günlü ek kararı ile bu karar sonrası verilen süreden red kararlarının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesine göre gerekçeli kararın öncelikle sanığın savunmasının alındığı 13/07/2012 tarihli duruşmada mahkemeye beyan ettiği adres olan ... adresine çıkartılması gerekirken doğrudan aynı Kanunun 35. maddesine göre tebliğ yapılması ve aynı zamanda mernis adresinde anılan Kanunun 35. maddesine göre de tebligat yapılamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın 18/12/2014 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde yapılmış temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın 13.07.2012 tarihli Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesince talimatla alınan beyanında bahsetmiş olduğu ... ve ... isimli şahıslar tespit edilerek tanık olarak dinlenip sanığın savunmasında bahsetmiş olduğu hususlar açıklattırılıp sonucuna göre sanık hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
Kabule göre de;
TCK' nın 244/2-3-4 maddelerinden cezalandırılması istemiyle kamu davası açılan sanığa kovuşturma aşamasında CMK nun 226/2 maddesi uyarınca TCK nın 142/2-e maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden, uygulama yapılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 537811900
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.