İçtihat
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/722 E. 2026/3035 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas
- 2025/722
- Karar
- 2026/3035
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Taksirle yaralama
Karar metni
12. Ceza Dairesi 2025/722 E. , 2026/3035 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/372 E., 2024/396 K.
SUÇ : Taksirle yaralama
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Yargıtay 5.Ceza Dairesinin bozma ilâmı üzerine kurulan kurulan hükmün kanunî mirasçılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Katılan ...'un 06.02.2022 tarihinde ölmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, ancak aynı madde gereğince mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri mümkün olduğu halde yargılama sırasında vekilleri aracılığıyla katılma isteminde bulunmalarına rağmen ..., ..., ...'nun katılma talepleri hakkında Mahkemece karar verilmemiş ise de 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma isteği karara bağlanmamış sıfatıyla temyiz haklarının bulunduğu kabul edilerek, vekilleri aracılığı ile hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradelerini devam ettiren ..., ..., ... 'nun 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmalarına karar verilerek yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 18.09.2019 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca 5.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.02.2022 tarihinde kesinleştiği, ancak sanık müdafii tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan ... numaralı bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilerek, yargılamanın yenilenmesi için dosyanın Yerel Mahkemeye gönderildiği, yeniden yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 08.10.2024 tarihli karar ile 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince düşme kararı verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, zamanaşımı süresinin dolmadığına , Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine verilen ihlal kararına istinaden yapılacak yeni yargılamanın 5271 sayılı CMK'nIn 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen "yargılamanın yenilenmesi" mahiyetinde olup 5237 sayılı TCK'nın "Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar." hükmünü amir 66/5. maddesi uyarınca tekrar yapılacak yargılama sırasında eğer mahkemece yeniden yargılama kararı verilir ise dava zamanaşımının söz konusu kararın verildiği tarihte yeni baştan işlemeye başlayacağına, dava zamanaşımı süresinin dolduğu savunmasının dinlenemeyeceğine, TCK'nın 66/5. maddesine ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın, ...Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, katılanın rahatsızlığı sebebiyle sanığa muayene olduğu ve 12.07.2011 tarihinde kalça protezi ameliyatını sanığa yaptırdığı, sonrasında katılanın şifa ile taburcu edildiğine dair hastane tarafından rapor düzenlendiği, katılanın ameliyat sonrasında rahatsızlığının devam etmesi üzerine bu kez özel 29 Mayıs Hastanesine gittiği, burada başka bir doktor tarafından yapılan kontrol ve röntgen çekimi sonrasında kemiğinde kırık olduğunun anlaşıldığı, katılanın, sanığın kendisini bilgilendirmemesi ve şifa ile taburcu olduğunun belirtilmesi sebebiyle şikâyetçi olduğu, Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/77 Esas, 2015/1263 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonunda sanığın üzerine atılı taksirli suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak , somut ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 18.09.2019 tarihli kararı ile eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulduğu, bozma sonrası devam olunan yargılamada Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulundan alınan raporlar doğrultusunda sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak katılanın yaralanmasına neden olduğu ve atılı suçu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verildiği, merci tarafından sanık müdafinin itirazının reddine karar verilmekle hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması sonucunda Anayasa Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararıyla, hak ihlali bulunduğu tespit edilmiş, ihlal kararı uyarınca yeniden yargılama yapılması amacıyla dosya yeniden esasa alınmış ise de sanığın işlemiş olduğu iddia olunan suçun dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi gereğince sekiz yıl olduğu, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca on iki yıl olduğu, suç tarihinin 12.07.2011 tarihi olduğu gözetildiğinde olağanüstü zamanaşımı süresinin 12.07.2023 tarihinde dolduğu anlaşılmakla sanık hakkındaki davanın gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
12.07.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 20.02.2012 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre sanığın taksirle yaralama suçundan beraatine ilişkin 20.10.2015 tarihli hükmün, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 18.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulduğu, bozma ilâmına uyan Mahkemece 16.12.2021 tarihli karar ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi gereği mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 07.02.2022 tarihinde kesinleştiği, ancak sanık müdafii tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan ... numaralı bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilerek yargılamanın yenilenmesi için dosyanın Yerel Mahkemeye gönderildiği, yeniden yapılan yargılama neticesinde 08.10.2024 tarihli karar ile sanık hakkında gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği anlaşılmış olup, sanığın zamanaşımını kesen 17.12.2013 tarihli savunmasından itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce 17.12.2021 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, Yerel Mahkemece olağanüstü zamanaşımı süresini dolduğu gerekçesiyle düşme kararı verilmiş ise de bu husus sonuca etkili bulunmadığından kamu davasının düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1222920400