İçtihat
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/1691 E. 2024/3207 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas
- 2024/1691
- Karar
- 2024/3207
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Karar metni
12. Ceza Dairesi 2024/1691 E. , 2024/3207 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/245 E. 2023/693 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin kararın, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkemece seri muhakeme usulünün uygulanması için durma kararı verildiği ve dosyanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Yargılama Bürosuna gönderildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27/03/2023 tarih 2022/115719 CBS soruşturma sayılı yazıları ile seri muhakeme uygulanmayarak kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi üzerine mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzeltilerek onama verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın trafiğin güvenliğini tehlikeye sokacak bir eylemi olmadığına, mahkumiyet kararının, lehe hükümler uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlar ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 15.08.2015 günü saat 10.30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile, iki yönlü servis yolunda yolunda seyir halindeyken, solundaki servise giriş yapmak için durakladığı esnada iki arkasından gelen aracın sanığın arkasındaki araca, bu aracın da sanığın aracına arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen trafik kazası sonrası, sanığın saat 11.30'da yapılan ölçümde 0.89 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; mahkemece sanığın beraatine karar verilmiş olup mahalli Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2022tarihli kararıyla;
" ...atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin, sanığın mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi;
2- Bozma ilamına uyulduğu takdirde sanığa isnat edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK'nın 179. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Basit yargılama usulü'' düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas - 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas - 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararları doğrultusunda CMK'nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmesi;
Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52. maddeleri uyarınca 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının dördüncü paragrafına "günlüğü" ibaresinden önce gelmek üzere "75 gün adli para cezasına çevrilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2024 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1106411500