İçtihat
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/9680 E. 2025/2697 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas
- 2022/9680
- Karar
- 2025/2697
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Karar metni
12. Ceza Dairesi 2022/9680 E. , 2025/2697 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/714 E., 2021/727 K.
SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine hükmün açıklanması suretiyle kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK'nın 245/1, 168/2, 62/1, 52, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 9.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin 06.06.2014 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 8. Ceza Dairesince verilen 21.04.2016 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemenin sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62/1 ve 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine ilişkin 27.12.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 23.10.2017 tarihli bozma ilâmı üzerine sanığın verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62/1, 53/1-2-3, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ilişkin 01.02.2018 tarihli açıklanması geri bırakılan hükmün, Yerel Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereği açıklanarak, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Yargıtay 11. Ceza Dairesine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 15.11.2022 tarihli ve 2022/5517 Esas, 2022/19013 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mağdurun sanığa kendi rızası ile kredi kartını vermesi nedeniyle sübutu kabul edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın lehine olan kanun maddelerinin uygulanması talep edilmesine rağmen hükmolunan kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin ve aynı şekilde hükmolunan hapis cezasının ertelenmemesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı hükmün bozulması ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan ve açıklanması geri bırakılan hükmün, 16.04.2018 tarihinde kesinleşmesinin ve sanığın denetim süresi içinde 28.11.2018 tarihinde 5237 sayılı TCK'nın 86/2 ve 86/3-b,e. maddesindeki kasten yaralama suçunu işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasının ardından, yapılan yargılama sonunda; sanık ...'ın, mağdur ...'a ait kişisel veri niteliğindeki kredi kartı bilgilerini, mağdurun bilgisi ve rızası olmaksızın ele geçirdiği kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 11.10.2023 tarihli ve 2022/4-528 Esas, 2023/520 Karar sayılı kararında yer alan; "... Kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin ve sanık lehine hükmün temyiz edilmesi durumunda daha sonra kurulacak hüküm ya da hükümlerdeki cezanın sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olmamasını ifade eden cezayı aleyhe değiştirememe kuralının sanık lehine getirilen düzenlemeler olduğu açıktır. İlk hükmün aleyhe temyiz edilmemesi nedeniyle daha sonra kurulacak hükümlerde cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi gözetilmesi gereken sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi uygulandığı takdirde anılan kuralın uygulanamayacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Yine, kendisine sunulan fırsatı değerlendiremeyerek denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin on birinci fıkrası gereğince hükmün aynen açıklanması gerektiğinden bahisle cezayı aleyhe değiştirememe kuralının uygulanmaması gerektiğine dair sanığın aleyhine çıkarımda bulunmak da mümkün değildir. Ayrıca, ilk hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi hatalı bir uygulamaya dayanmamakta ise açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması sırasında ilk hükümdeki ertelemenin aleyhe değiştirme yasağı ilkesi gereğince gözetilmesi, atıfetin genişletilmesi olarak da nitelendirilemez. O hâlde cezayı aleyhe bozma, düzeltme ve değiştirme yasağı göz önüne alınarak, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere bilerek aykırı davranması hâllerinde açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmalı, ancak hükmün son kısmına cezayı aleyhe değiştirememe kuralı gereğince hapis cezasının ertelenmesine şerhi düşülmelidir. Böylece hükmün aynen kurulması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesine ve 'ilk hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine' ilişkin hükmün sonuna eklenecek şerh ile de 1412 sayılı Kanun'un 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 326/4. maddesine aykırı hareket edilmemiş olacaktır..." şeklindeki açıklamalar da göz önünde bulundurularak, incelenen dosyada; sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ilişkin 27.12.2016 tarihli hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilip Dairemizin 23.10.2017 tarihli ilâmı ile bozulmasından sonra, 10 ay hapis cezası olarak açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması sırasında cezayı aleyhe değiştirme yasağı uyarınca 27.12.2016 tarihli hükümdeki gibi hapis cezasının ertelenmesi gerektiği gözetilmeden, sonuçları itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesine göre daha lehe hükümler içeren 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünden, deneme süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlediği için faydalanma fırsatını kaçıran sanığın, daha ağır sonuçları olan erteleme hükmünden de mahrum edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1140153900