Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/517 E. 2024/6838 K.

İçtihat

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/517 E. 2024/6838 K.

Karar merciiYargıtay 12. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/517 E. 2024/6838 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas
2021/517
Karar
2024/6838
Karar tarihi
27 Kasım 2024
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Taksirle öldürme

Karar metni

12. Ceza Dairesi         2021/517 E.  ,  2024/6838 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/766 E., 2015/1137 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükümlerin katılanlar vekili tarafından temyiz edildiği ancak katılanlardan ...'ın Uyap sisteminden ulaşılan nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 29.12.2015 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiği ve katılan vekilinin, katılan ... yönünden aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ... müdafii, sanık ..., katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4.1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 18.150 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, mesleklerinin icrasından 3 ay süre ile yasaklanmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, meydana gelen olayda kusurlu olanın ölen olduğuna, erteleme hükümlerinin tartışılması gerektiğine ve tayin olunan cezanın alt sınırdan ayrılarak belirlenmesinin hatalı olduğuna, sanık ...'nün temyiz sebepleri; kusur durumuna, kendisinin üzerine düşen tüm görev ve sorumluluklarını yerine getirdiğine, ölenin tam kusurlu olduğuna, verilen cezanın ağır olduğuna ve ödeme gücü bulunmadığına; katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağına ve eksik kusur tayini yapıldığına, sanıkların tam kusurlu olduğuna ve kusur durumunun hatalı tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'ın ... Taahhüt A.Ş. ünvanlı işyerinde montaj işçisi olarak çalıştığı, sanık ...'nün aynı şirkette teknik emniyet sorumlusu, sanık ...'ın ise şantiye şefi olarak görev yaptığı, Yeni Foça yolu 5. km. Aliağa/İzmir adresinde bulunan İzdemir Enerji Elektrik Üretim A.Ş.'ye ait termik santral soğutma kulesi inşaatı yapım işini alan ... Termal A.Ş. şirketinin kule inşaatının montaj işini ölenin çalıştığı şirkete yapılan sözleşme gereği taşere ettiği, ölenin olay günü 13.50 sıralarında metal profillerden oluşan iskele üzerine kalaslar uzatılarak oluşturulmuş çalışma platformu üzerinde çalışma yaptığı esnada dengesini kaybederek yaklaşık 10 metre yükseklikten zemine düşerek vefat ettiği olayda, sanıkların tali kusurlu kabul edilerek haklarında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Katılan ...'ın Uyap sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 29.12.2015 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiği, mirasçılarının ise davaya katıldıkları ve hükmü temyiz ettikleri anlaşılmakla katılanlar vekilinin, katılan ... yönünden yaptığı temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ... müdafii, sanık ... ve katılanlar vekili yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı Kanun'un 53/6. fıkrasında belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde üç aydan üç yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, sanıkların çalışmalarının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğinin icrasının yasaklanmasına karar verilerek hukuka aykırı davranılması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün TCK'nın 53/6. maddesinin uygulandığı (1) nolu hükmün 6. paragrafı ile (2) nolu hükmün 6. paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1103444800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.