İçtihat
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11930 E. 2024/7169 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas
- 2020/11930
- Karar
- 2024/7169
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Taksirle öldürme
Karar metni
12. Ceza Dairesi 2020/11930 E. , 2024/7169 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/408 E., 2016/127 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edildiği ancak katılanlardan ...'nun Uyap sisteminden ulaşılan nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 08.07.2020 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiği ve katılan vekilinin, katılan ... yönünden aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1. ve 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; cezanın çok olduğuna, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, paraya çevirme hükümlerinin uygulanması gerektiğine; katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise; cezanın az olduğuna, cezanın üst hadden tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve her bir katılan için vekalet ücretinin ayrı ayrı tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 17.40 sıralarında sanığın idaresindeki kargo şirketine ait kargo yüklü kamyon ile meskun mahal dışında, yol çalışması nedeniyle bir yönü kapatılmış ve iki şerit Keşan yönüne bir şerit Gelibolu yönüne olarak işleyen çift yönlü, asfalt kaplama, virajlı ve eğimli yolda seyri sırasında, karşı istikamete ayrılan şeride girerek, şeridi içerisinde nizami olarak seyir halinde olan katılan ...'nın idaresindeki otomobili ile çarpıştığı, kaza sebebiyle katılanın aracında bulunan ..., ... ve ...'nun öldüğü, katılan ...'nın ise hayati tehlikeye, 4 derece kemik kırığına ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığı olayda, sanık tam kusurlu kabul edilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Katılan ...'nun Uyap sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 08.07.2020 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı Kanunun 243 üncü maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı, vekalet ilişkisinin sona erdiği, mirasçılarının ise davaya katıldıkları ve hükmü temyiz ettikleri anlaşılmakla katılanlar vekilinin, katılan ... yönünden yaptığı temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1109796000