Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/244 E. 2026/4534 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/244 E. 2026/4534 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/244 E. 2026/4534 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2026/244
Karar
2026/4534
Karar tarihi
27 Nisan 2026
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2026/244 E.  ,  2026/4534 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/513 E., 2023/581 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/513 Esas, 2023/581 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206/1, 50/1-a, 52, 62. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi gereği 1.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.12.2025 tarihli ve 2025/10193 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151210 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB-2025/151210 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli kararının hüküm kısmında ''Sanığın üzerine atılı TCK'nın 206/1. maddesine uyar biçimde Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan" suçunu işlediği sabit görülerek ve adli sicil kaydının bulunmaması gözetilerek seçenek cezalardan takdiren adli para cezası tercih olunarak...'' şeklinde karar verildikten sonra devamında "TCK'nın 61.maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik nazara alınarak takdiren alt sınırdan ceza tertibiyle 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklinde karar verilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçuna ilişkin basit yargılama usulü uygulanarak kurulan hüküm fıkrasında; "...seçenek cezalardan takdiren adli para cezası tercih olunarak..." denilmesine karşın, temel cezanın "3 ay hapis" olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunmasını müteakip, 5237 sayılı Kanun'un 50/2. maddesine aykırı şekilde, aynı maddenin 3. fıkrasındaki koşullar bulunmadığı halde ve 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesindeki takdiri olmayan (1/4) indirim oranının sonuç ceza belirlendikten sonra uygulanması gerektiği de gözetilmeden, neticeten 1 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılan sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi gereği 1.100,00 TL adli para cezasına çevrilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2023 tarihli ve 2022/513 Esas, 2023/581 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "sanığın eylemine uyan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206/1. maddesi gereğince takdiren 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca sanığın cezasından 1/6 indirim yapılarak, 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca cezası 1/4 oranında indirilerek 56 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince günlüğü 20 TL'den hesaplanarak sanığın 1.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak bozma kararı sanık aleyhine sonuç doğuramayacağından, sanığın neticeten 1.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde gerçekleştirilmesine,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1226954300
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.