İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/1534 E. 2026/6239 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2026/1534
- Karar
- 2026/6239
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Nitelikli dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2026/1534 E. , 2026/6239 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/374 E., 2015/74 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanıklar müdafiilerinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı katılanın vefat etmesi nedeniyle katılmanın hükümsüz kaldığı, mirasçılarının hükmü temyiz etmedikleri tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden;
Katılanın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden önce 05.09.2014 tarihinde öldüğü anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, yine katılan ile vekili arasında vekâlet ilişkisinin de ölümle sona erdiği, mirasçılarının katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma haklarının bulunması nedeniyle gerekçeli kararın yasal mirasçılara tebliğ edildiği ancak mirasçılar tarafından hükmün temyiz edilmediği anlaşılmakla dava dosyasının katılan vekilinin temyizi yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 25.09.2023 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 64/1. ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde suç tarihinde 90 yaşın üstünde olan katılanın kimsesizliği ve yaşlılığından yararlanarak katılandan aldıkları vekaletname ile katılana ait taşınmazı satıp menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın, taşınmaz satışından haberdar olmadığını, menfaat temin etmediğini savunması, vekaletname düzenlenmesi ve taşınmaz satış işlemlerinin katılanla başından beri yakın ilişki içerisinde olan diğer sanık ... tarafından gerçekleştirilmesi, bedelinin bu sanık tarafından kendi nam ve hesabına alınıp kullanılması, sanık ...'in taşınmaz satışından gelen hesabındaki paranın sanık ...'ın şirketi tarafından çekilen krediye teminat olarak gösterilmesinin tek başına sanık ...'ın diğer sanıkla birlikte hareket ettiğini göstermeyeceğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'ın, diğer sanık ... ile birlikte başından beri dolandırıcılık kastıyla hareket edip menfaat temin ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1222444900