İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2025/5164 E. 2025/15801 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2025/5164
- Karar
- 2025/15801
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2025/5164 E. , 2025/15801 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/126 E., 2015/692 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/126 Esas, 2015/692 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Katılan ...'nın, sanık hakkındaki hükmün vekili tarafından temyizinden sonra 10.04.2023 tarihinde vefat ettiği; 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesinde, katılanın ölmesi hâlinde katılmanın hükümsüz kalacağı ve mirasçılarının katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabileceklerinin düzenlendiği, Dairemizce gerekçeli kararın müteveffa katılanın yasal mirasçılarına tebliği için dava dosyasının Mahkemesine tevdi edildiği, Mahkemece bahse konu eksikliğin usulüne uygun şekilde yerine getirildiği ancak yasal mirasçıların hükmü temyiz etmedikleri ve davaya katılma taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla, müteveffa katılan ... adına öne sürülen temyiz sebepleri yönünden dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II. Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın sorumlusu olduğu firmada çalışırken 31.07.2013 tarihinde ayrıldığı, iş yerinde çalıştığı bilgisayarda bulunan iş yerine ait bilgileri kendi özel bilgisayarına atarak kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 239/1 maddesinde öngörülen ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçunun yasal unsurlarını taşıdığı anlaşılmakla,
Değişen suç vasfı itibarıyla sanığın üzerine atılı suç için 5237 sayılı TCK’nın 239/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.05.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
08.12.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1201745700