İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6626 E. 2025/12065 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2024/6626
- Karar
- 2025/12065
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2024/6626 E. , 2025/12065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/291 E., 2016/124 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Özel Belgede Sahtecilik ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik" suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 18.02.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1. Sanık ...'nun katılan ... ve şikayetçi ... adına sahte olarak oluşturduğu belgeler ile sahte kredi kartları çıkartıp teslim aldığının iddia ve kabul olunması karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olduğu da gözetilerek sanığın eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nin 245/2 maddesindeki "banka ve kredi kartlarının sahte olarak üretilmesi" suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan hükümler kurulması,
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Gerekçeli karar başlığında haklarında katılma kararı verilen ... ve ...'ın sıfatlarının ''mağdur'' olarak, şikâyeti devam eden ...'nın sıfatının ise ''mağdur'' olarak yazılması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1183608100