Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6366 E. 2025/16459 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6366 E. 2025/16459 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/6366 E. 2025/16459 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2024/6366
Karar
2025/16459
Karar tarihi
23 Aralık 2025
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2024/6366 E.  ,  2025/16459 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/216 E., 2024/68 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde mağdur ... eşi ...' ın temyiz isteği yönünden; mağdur ...'ın 20.05.2014 tarihinde şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde kararı temyiz etme hak ve yetkisinin sona ereceği anlaşıldığından kurulan hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı belirlenmekle ve katılan ... vekili yönünden ise sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemimin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Mağdur ...'a yönelik eylem hakkında kurulan hükmün temyizi yönünden
Mağdur ...'ın 20.05.2014 tarihli duruşmada sanıklar haklarındaki şikâyetinden vazgeçtiği, ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği ancak hükmü mağdur ...'ın eşi ...'ın vekilinin temyiz ettiği anlaşılmakla; ... vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlendiğinden temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
2- Katılan ...'e yönelik eyleme ilişkin verilen hükümler yönünden
Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237sayılı TCK’nin 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 20.10.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar haklarındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1205067700
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.