Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/10 E. 2025/10649 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/10 E. 2025/10649 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/10 E. 2025/10649 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2024/10
Karar
2025/10649
Karar tarihi
9 Temmuz 2025
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2024/10 E.  ,  2025/10649 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/79 E., 2023/153 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1. Sanıkların, katılanı arayarak kendilerini banka yetkilisi olarak tanıtarak annesinin kızlık soy isminde yanlışlık olduğunu ve bunu düzeltmesi gerektiğini söyledikleri, bunun üzerine katılanın banka şubesine giderek bu durumu sorduğu, oradaki görevlinin bir şey olmayacağı cevabı üzerine bankadan ayrıldığı, bankadan çıktıktan sonra yine aynı numaradan arandığı, telefondaki şahsın kredi kartı ile ATM’den giriş yapmasını istediği, giriş yaptıktan sonra telefondaki şahsın yönlendirmesiyle işlemler yaptığı, akabinde telefonuna ... numarasından gelen mesaja evet yazıp cevaplayarak gönderdiği, müştekiye ait ... ... Bankası Şubesindeki 4043 **** **** ... nolu kredi kartından 1.400,00 TL nakit avans çekilerek beraat eden temyiz dışı ...'ın ... ... Bankası Merkez Şubesinde bulunan 6...2 nolu hesabına 1370,00 TL para havale ettiklerinin anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 245/1. maddesinde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşmek suretiyle mahkumiyet hükümleri kurulması,

2-Kabule göre;
a. 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde düzenlendiği, maddenin uygulanması için failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiği, somut olayda mağdurun zararının beraat eden ve sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunan temyiz dışı sanık ... tarafından bizzat pişmanlık gösterilerek hesaba yatan 1.370,00 TL'nin adli makamlara iade edilmesiyle soruşturma aşamasında mağdurun zararının giderildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında uygulama koşulları oluşmadığı halde kovuşturma aşamasında zararın giderildiğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,

b. Sanıklar hakkında bozma öncesi kurulan ilk hükmün nitelikli hırsızlık suçundan 4 yıl hapis cezası olduğu gözetilmeden hüküm kurulurken sanıkların kazanılmış haklarının bulunduğu gerekçesi ile infazın 2 yıl hapis cezası üzerinden yapılması şeklinde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile hüküm kurulması,

c. 5271 sayılı CMK'nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında; sanıklar hakkında düzenlenen iddianamenin konusunun 1.370,00 TL tutarındaki işlem olduğu, iddianameye konu edilmeyen mağdurun kredi kartından 07.12.2010 tarihinde yapılan 78,15 TL ve 80,00 TL tutarındaki harcamaların da haksız menfaat miktarının belirlenmesinde esas alınarak hükme dahil edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1228366800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.