İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/7668 E. 2025/13621 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2022/7668
- Karar
- 2025/13621
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama, özel belgede sahtecilik
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2022/7668 E. , 2025/13621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/1868 E., 2015/428 K.
SUÇLAR : Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın başkası adına iki ayrı bankadan sahte kredi kartı sözleşmesi imzalayıp, sahte oluşturulan bu kartlar ile muhtelif tarihlerde menfaat sağladığı iddia ve kabul edilen olayda;
Her ne kadar Mahkemesince katılan ... ve ... Bankası A.Ş.'ye yönelik iki ayrı özel belgede sahtecilik suçundan ve kimlik bilgileri kullanılan katılan ...'a yönelik ise zincirleme surette sahte olarak oluşturulan kredi kartını kullanarak menfaat sağlama suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmuş ise de;
1.Sahte Kredi Kartını Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama Suçu Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1151 Esas ve 2021/90 Karar sayılı ilamı ile 2016/420 Esas ve 2020/7 Karar sayılı kararları gözetildiğinde, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlama suçunun 245. maddenin 3. fıkrasında düzenlendiği ve bu suçtan zarar görenin ilgili bankalar olup sahte olarak üretilen kartların alışverişte kullanılması halinde banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245/3. maddesi ile aynı bankaya ait birden fazla kart ile veya bir kart ile değişik zamanlarda para çekilmesi veya harcama yapılması halinde ise aynı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması gerektiği, somut hadisede ise sanığın akrabası olan kişinin kimlik bilgilerini kullanarak iki ayrı banka şubesinden temin ettiği kredi kartları ile zincirleme şekilde harcamalar yapmasına rağmen mağdurun iki ayrı banka yerine gerçek kişi kabul edilerek sahte üretilen kredi kartlarıyla zincirleme şekilde yapılan harcamadan dolayı bir kez TCK'nın 245/3 ve 43/1 maddeleri uyarınca hatalı hüküm kurulmuş ise de katılan ... A.Ş.'nin hükmü temyiz etmemesi ve iddianamenin içeriği dikkate alınarak hatalı husus eleştirilerek sonuca etkili olmayacağından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eleştiri dışında eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan ... A.Ş. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Katılan ... A.Ş. 'ye Yönelik Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu 04.07.2022 tarihli ve 2020/449 Esas, 2022/514 Karar sayılı kararında "... 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 37/2. maddesinde yer alan 'kredi kartı veya üye iş yeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanlar veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler' şeklindeki düzenlemenin sözleşmenin imzalanmasını da kapsayacak aşamaya kadar uygulanabileceği, kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmesi hâlinde 5237 sayılı TCK'nın 245/2, sahte üretilen bu kartın kullanılarak menfaat temin edilmesi hâlinde ise 245/3. maddesine temas eden suçu oluşturacağı, kredi kartı başvuru formu ve genel hizmet sözleşmesinde yapılan sahteciliklerin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 37/2. maddesindeki gerçeğe aykırı kredi kartı sözleşmesi düzenlemek suçu kapsamında kaldığı ancak TCK'nın 245. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sahte kredi kartı üretme suçunun 5464 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan kredi kartı sözleşmesindeki sahtecilik suçunu bünyesine aldığı ve bu suçu tükettiği, diğer bir anlatımla kredi kartı sözleşmesindeki sahtecilik suçunun sahte kredi kartı üretme suçunun unsuru olduğu belirtilmektedir.
Ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/6-1307 E. ve 2013/151 Karar sayılı, 2023/158 Esas, 2023/214 Karar sayılı ve 2022/559 Esas, 2023/563 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. CMK'nın 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatılan eylem değişmemiş olduğunda, kanun koyucu o eylemin hukuksal niteliğinde değişiklik olmasını "yargılamanın sınırlılığı" ilkesine aykırı görmemiş, bu gibi hallerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkan sağlamıştır. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir. Yine bir başka Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/11-44 esas ve 2007/200 sayılı kararında değinildiği üzere bir olayın anlatılması sırasında bir başka olaydan bahsedilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermeyecektir.
Tüm bu açıklamalar ışında temyize konu olayın incelenmesinde, sanık hakkında düzenlenen iddianamede, sanığın sahte kredi kartı sözleşmesi tanzim ederek sahte kredi kartını kullanması eylemlerinin anlatıldığı ve sanık hakkında TCK'nın 207/1 ve 245/3. maddeleri uyarınca kamu davaları açıldığı ve atılı suçlardan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu,
Oysa sanığın sahte kredi kartı sözleşmesi tanzim ederek banka tarafından sahte kredi kartı üretilmesini sağlamak şeklindeki eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 245/2. maddesine uyduğu nazara alındığında; öncelikle sanık hakkında TCK'nın 245/2. maddesi uyarınca soruşturma yapılması için suç duyurusunda bulunulması, iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile TCK'nın 207/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1182756800