İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37759 E. 2026/4183 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/37759
- Karar
- 2026/4183
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2021/37759 E. , 2026/4183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2680 E., 2021/75 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli ve 2015/158 esas, 2018/245 karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 155/2, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. Anılan kararın katılan vekili ile sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/2432 esas, 2019/733 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 155/2, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
3. Bahse konu kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/4899 esas, 2020/7774 karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin bozmaya uyarak uzlaştırma prosedürünü ikmal ettiği ve 15.01.2021 tarihli ve 2020/2680 Esas, 2021/75 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmak suretiyle yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 155/2, 43/1, 62/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında usul ve yasalara aykırı bir biçimde 2. kez teşdid ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına, mahkumiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.042026 tarihinde karar verildi
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1227884200