İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30312 E. 2024/8475 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/30312
- Karar
- 2024/8475
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Nitelikli dolandırıcılık, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2021/30312 E. , 2024/8475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/359 E., 2016/59 K.
SUÇLAR :Nitelikli dolandırıcılık, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/359 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendleri, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 4000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, herhangi bir gerekçe içermemektedir. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, eylemin ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 244 inci maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, dava dışı ...'na hotmail hesabına hukuka aykırı bir şekilde erişip, arkadaş listesinde yer alan katılan ...'a mesaj göndererek ödemesi olduğunu, kredi kartı bilgilerine ihtiyacı olduğunu söylemesi, katılanın da bilgilerini paylaşması üzerine internet üzerinden 2000 TL bedelli harcama yapması biçimindeki eylemler nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Sanığın susma hakkını kullandığı, katılanın oluşu doğruladığı, alışverişe ilişkin IP numaraları ile bağlantılı olarak tespit edilen telefon hattının sanığın kullanımında olan ve annesi adına olduğunun belirlendiği, sanığın bu hattı kullandığını doğruladığı anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından "...Müştekinin beyanı, sanık hakkında benzer suçlardan verilmiş mahkumiyet hükümlerinin bulunması dava dosyası kapsamı, olayda kullanılan 0532 584 93 14 numaralı telefon hattının kayıtlı olduğu ...'ın sanığın annesi olması ve sanığın kendi ikrarı ile bu telefonu kullandığının anlaşılması Yapı Kredi Bankası Genel Müdürlüğünün 07.12.2012 tarihli ekstreleri ve dava dosyası kapsamına göre, sanığın müştekinin eniştesi ...'nun hotmail hesabını her nasılsa ele geçirdiği ve buradan müşteki ...'ün Hotmail hesabına girdiği kendisini ... olarak tanıttığı ve ondan ödemesi olduğunu söyleyerek 119.00 TL.borcunu kapatabilmesi için banka bilgilerini istediği müştekininde kendisi ile görüşenin eniştesi olduğu düşüncesi ile Yapı Kredi Bankasına ait banka kredi kartı şifrelerini verdiği sanığında bu kartı internet ortamında kullanarak 2.000 tl.lik alışveriş yaptığı..." şeklindeki kabulü ile temyize konu mahkumiyet kararının verildiği, yine "Her ne kadar sanık hakkında ayrıca banka kartını kötüye kullanması nedeniyle TCK'nın 245/1 inci maddesinden de cezalandırılması istenmiş ise de; banka kartının hileli hareketlerle müştekinin dolandırılması suretiyle elde edildiği, dolayısı ile bu eyleminin dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı banka kartının kötüye kullanılması suçunun oluşabilmesi için mağdurun kartın kullanılmasından haberdar olmaması gerektiği ve mağdurun rızası dışında kartın temin edilmesi icap ettiği halbuki vaki olayda mağdurun rızası sakatlanarak kartın elde edilmiş olduğu dikkate alındığında sanığa yüklenen banka kartını kötüye kullanma suçu oluşmadığı anlaşıldığından bu suçtan beraati gerektiği..." kabul edilerek banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Banka Veya Kredi kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Yönünden
Sanığın, dava dışı ...'na ait hotmail hesabına hukuka aykırı bir şekilde erişip, arkadaş listesinde yer alan katılan ...'a mesaj göndererek ödemesi olduğunu, kredi kartı bilgilerine ihtiyacı olduğunu söylemesi, katılanın da bilgilerini paylaşması üzerine internet üzerinden 2000 TL bedelli harcama yapması biçimindeki eylemlerin bir bütün halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eylem ikiye bölünerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/359 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Banka Veya Kredi kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/359 Esas, 2016/59 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2024 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1062075900