İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29821 E. 2026/4132 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/29821
- Karar
- 2026/4132
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2021/29821 E. , 2026/4132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/245 E. 2016/37 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1. Katılan ...'a yönelik Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; Aslı bulunamayan sürücü belgelerinin aldatıcılık niteliğinin değerlendirilememesi nedeniyle, bu belge ile oluşturulan özel belgeler açısından eylemin bir bütün olarak 5237 sayılı Kanunun 207 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı,
Özel belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 207/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-(e) maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-(a) maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 16.12.2015 tarihli sorgu olduğu, bu tarihten itibaren zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde son kesen işlem tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılan vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Katılan ...'ye yönelik Resmi belgede sahtecilik, katılanlara Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanık ...'ın, 19/04/2013 tarihinde Ordu ilinde, ... adına oluşturulmuş sahte ehliyet ile katılan ...'a ait 52... plakalı aracı araç kiralama sözleşmesi ile kiraladığı, ardından bu aracı katılan ... adına oluşturulmuş sahte ehliyet ile 24/04/2013 tarihinde ... Noterliği'nde katılan ...'ye sattığı iddia edilen olayda;
Katılan ...'nin soruşturma aşamasında sanığı kesin net teşhisi, aracın satışının ... Noterliği'nde gerçekleştirilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için, öncelikle dosyada aslı bulunmayan noter satış sözleşmesinin aslının temini, sanığın benzer olaylarla yargılandığı dava dosyaları getirtilerek, dosyalarda bulunan suça konu belgelerdeki yazı ve imzalar ile bu dosyadaki suça konu belgedeki yazı ve imzaların sanığın el ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, yine soruşturma aşamasında katılan ...'un aracın satışından önce kontrolünü yaptırdığı ve bilgi sahibi olarak ifadeleri alınan şahısların tanık sıfatı ile beyanlarının alınması ,sanık ile teşhis işlemi yaptırılması, noterlik güvenlik kamera görüntüleri üzerinde teknik inceleme yaptırılmasından sonra suçların sübutu halinde , katılan ...'ye yönelik eylemde, sahte ehliyet ile ... Noterliğinde satış sözleşmesi düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen eylem; noter satış sözleşmesinin "kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge" olduğu ve sanık hakkında TCK'nin 204/3. maddesinin uygulanması gerektiği ve katılanlara karşı ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşacağı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1227131700