İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/29058 E. 2025/15695 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/29058
- Karar
- 2025/15695
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2021/29058 E. , 2025/15695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/178 E., 2015/480 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, bakımı ile ilgilendiği annesinin vefatı üzerine onun kredi kartını iade etmeyerek, SGK tarafından yatırılan 1.031,00 TL emekli maaşını ATM'den çekmek sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği, sanığın, annesinin maaşını ölümünden sonra zaruret nedeni ile çektiğini, suç kastı olmadığını savunduğu hususlarının anlaşılması karşısında;
1. Eylemde sanığın hileli hareket ile menfaat temininden değil, annesinin ölümü ile kredi kartını elinde bulundurmasının hukuki bir temeli olmayacağından haksız yere elde bulundurulan kredi kartının kötüye kullanılmasından bahsedilebileceğinden, eylemin 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesinde düzenlenen "banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçunu oluşturacağı düşünülmeden, suç vasfında hataya düşülerek aynı Kanun'un 158/1-e maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
2.Sanığın hükümden önce 22.10.2015 tarihinde ölen annesi adına, "hukuk icra borçları" açıklaması ile 1.444,00 TL yatırdığına dair dekont fotokopisini temyiz dilekçesi ekinde ibraz ettiği anlaşıldığından, bu ödemenin kim/ hangi kurum için yapıldığı da araştırılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 245/5. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
3.Kabule göre ise;
a. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde belirtilen nitelikli hâllerde hapis cezası yanında hükmolunan temel gün adli para cezasının suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacak şekilde belirlenip bu miktar üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. Maddesi uyarınca taktir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, buna göre suça konu miktarın 1.031,00 TL olduğu da gözetilerek temel cezanın 103 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenip, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapıldığında bulunacak 85 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında bir gün karşılığı 20,00 TL üzerinden çarpılarak hesaplanmak suretiyle sanığın 1.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde neticeten 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmek sureti ile fazla ceza tayin edilmesi,
b.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
04.12.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1201038200