İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/23442 E. 2025/15808 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/23442
- Karar
- 2025/15808
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2021/23442 E. , 2025/15808 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/337 E., 2016/244 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden
Sanığın, katılan sigorta şirketinde satış temsilcisi olarak çalıştığı, şirket adına para tahsili yetkisinin bulunduğu, sigorta yaptıran ... isimli şirketin yetkilisini ve çalışanını sigorta bedelinin kendi hesabına yatırılması konusunda yönlendirerek 25.03.2009 tarihinde 2.079,00 TL’nin şahsi hesabına ödenmesini sağladığı, yine katılan şirketten sigorta yaptıran ... şirketinin poliçe bedeli olarak katılan şirket lehine keşide ettiği 1.374,00 TL bedelli çeki 18.12.2009 tarihinde bizzat teslim alıp katılan şirketin kaşesini kullanmak ve şirket yetkilisinin imzasını taklit etmek suretiyle sahte ciro oluşturduğu ve çek bedelini kendisi tahsil ederek katılan şirkete ait olan ve hizmet gereği tahsil ettiği bedelleri uhdesinde tutarak katılan şirkete teslimini sağlamadığının anlaşıldığı olayda,
1. Yargılama konusu, 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesinde yer verilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 2 53... . maddeleri gereği uzlaşma kapsamına alındığı gözetilerek dava dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdii ile taraflar arasında usulüne uygun şekilde uzlaştırma müessesesinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması,
2. Kabul ve uygulama yönünden;
a. Sanığın sabit olan eylemini, katılan şirketten farklı tarihlerde menfaat temin etmek suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmakla, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
b. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK'nın 155/2 maddesi uyarınca tayin olunan "1 yıl hapis" cezasının kısa süreli olduğundan bahisle, aynı Kanun'un 50/1-a maddesi gereği adli para cezasına çevrilmesi sırasında öncelikle gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesi, bunu müteakip aynı Kanun'un 52/2 maddesi gereği, Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulama kapsamını belirleyen 7/2 maddesi uyarınca 7499 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik öncesi ve sonrası düzenlemeler ayrı ayrı değerlendirilerek sanığın lehine olan düzenlemenin tatbiki suretiyle günlüğü, öngörülen yasal miktarlar nazara alınarak takdir olunacak parasal değer itibarıyla paraya çevrilmesi gerekirken, uygulama hatası ile 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesi gereği gün adli para cezası miktarı belirlenmeksizin doğrudan 7.300,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
c. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezası yönünden, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3 maddesinde yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezalarının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1199120700