Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20291 E. 2025/14117 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20291 E. 2025/14117 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20291 E. 2025/14117 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2021/20291
Karar
2025/14117
Karar tarihi
5 Kasım 2025
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2021/20291 E.  ,  2025/14117 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/241 E., 2015/223 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat müdafii, katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, mağdurlar ... ve ...'nın şikayetten vazgeçmeleri nedeniyle temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı diğer temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı;
Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;

1-Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlar ... ve ... Vekilinin Temyizi Yönünden Yapılan İncelemede;
Mağdurlar ... ve ...'nın 06.03.2020 tarihli dilekçesinde sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini bildirmesi karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince, şikayetten vazgeçme halinde katılma kararının hükümsüz kalacağı ve kararı temyiz etme hak ve yetkisilerinin sona ereceği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'a Yönelik Dolandırıcılık ile Sanık ..., Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yapılan İncelemede;
Katılanların sanık ...'ün erkek arkadaşı ve kısa süreli nişanlı olduğu kişinin anne babası oldukları ve 2005 yılı içerisinde tanıştıkları, sanık tarafından katılanlara banka personelinin yararlanabileceği bir fon olduğu ve yüksek faiz getirisi olduğundan bahisle bu fonda birikimlerinin değerlendirilebileceğinin belirtildiği, 2005-2008 yılları arasında katılanlar tarafından peyderpey 60.000 TL, 30.000 USD ve 27.000 TL değerinde altın bozdurularak sanığa verildiği; kendilerine bu paraların nam ve hesaplarına faiz getirisinin günden güne katlandığının sürekli söylendiği, bu beyanlara inanmaları için de kendilerine 85.000.000 TL matrahlı ve 1.715.0,00 TL vergi tutarlı ...Vergi Dairesi'nce tanzim edildiği görülen tahakkuk fişi gösterildiği, ayrıca paraları Türkiye'ye getirebilmek için müştekilere vergi beyanında bulunmaları söylenerek müştekilerin .... Vergi Dairesinde 817.000 TL lik varlık beyanında bulunmalarına ve buna karşılık 18.000 TL tutarında vergi borcunun doğmasına neden olunduğu, ancak vergi borcuna itiraz edilerek davayı kazandıkları, sanığın almış olduğu 24.08.2009 tarihli genel vekaletnameye istinaden Şirinevler Kadıköy ve Gebze de 3 ayrı taşınmazı 3.şahıslara katılanların bilgisi dışında sattığı, 2009 yılı Aralık ayı içerisinde bu durumu katılanların öğrendiği, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda, eylemde menfaat temini sırasında kamu kurumu maddi varlığı olan tahakkuk fişi kullanılmadığı, tahakkuk fişinin menfaat temini gerçekleştikten sonra eylemin ortaya çıkmasını engellemek amaçlı verildiği, bu nedenle olayda kamu kurumunun maddi varlığı kullanılarak dolandırıcılık suçundan bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, eylemin TCK'nin 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, ayrıca taraflar arasında vekaletnameden kaynaklı hizmet ilişkisinin bulunmaması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ..., UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 23.10.2023 tarihinde öldüğü; sanıklar ..., ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ile sanık ..., sanık ... hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, bu itibarla katılanlar vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar ..., ..., sanık ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı; sanık ... hakkında ise ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

3.Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'ya Yönelik Dolandırıcılık Suçundan Yapılan İncelemede;
Sanık ...'ün kendisini ... A.Ş'de borsa acentesi (broker) olarak tanıttığı, diğer sanık ...'in çevresinde borsada yatırım yapacak yüksek kazanç elde etmek isteyen kişilerin müşteri olarak tespit edip sanık ... ile tanıştırdığı, sanık ...'ün işinde iyi olduğu hususunda kanaat oluşturularak çok para kazanılacağına ilişkin güven verildiği ve bu şekilde müştekileri sanık ... ile çalışmaya ikna ettiği, bu süre içerisinde yapılan görüşmelerde Kasım 2007 den itibaren gönderilen paraların çok ciddi miktarda katlama sonucu müştekilerin kendilerine 02/05/2008 tarihinde 10.540.000 TL ödeme yapılacağı taahhüt edildiği, ve sahte olarak hazırlanmış 19.03.2008 tarihli ... antetli ...'ya ait hesap ekstresini faks yoluyla göndermek suretiyle zaman kazanmaya çalışıldığı, taahhüt edilen tarih geldiğinde sanık ...'ün küçük pürüzlerin bulunduğunu belirterek ödemeleri yapmadığı, bir süre sonra da kendisinden yanıt alınamadığı, bu doğrultuda müştekilerin taahhüdün yerine getirilmesini ya da paraların iade edilmesini talep ettikleri, bu talep üzerine sanıkların sahte ... antetli belgeleri verdikleri, ödeme yapılacağı söylenerek haciz sırasında sanık ...'ün sahte olarak hazırlanan Maliye Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) belgenin verildiği, katılanlara paralarının ödenmediği, bu şekilde devam eden oyalama sürecinin 2009 yılı Aralık ayına kadar sürdüğü ve hiçbir ödemenin de yapılmadığı, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda, eylemde menfaat temini sırasında bankanın maddi varlığı olan sahte olarak oluşturulan 19.03.2008 tarihli ... antetli belgenin kullanıldığı, sanık ...'ye ait ... A.Ş. hesap dökümü incelendiğinde 22.04.2008 tarihinde katılan ...'dan 100.000,00 TL hesabına para gönderildiği anlaşıldığından, belgenin verilme tarihinden sonra da menfaat temini gerçekleştiği, bu nedenle sanıkların eyleminin, TCK'nin 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1193310200
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.