İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18331 E. 2025/4463 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/18331
- Karar
- 2025/4463
- Karar tarihi
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2021/18331 E. , 2025/4463 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraat, Mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “Özel belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23.09.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafi ve Cumhuriyet savcısının temyiz başvurularının incelenmesinde;
Sanığın, müştekinin kardeşi olduğu, 10.04.2013 günü sanığın kardeşine ait olan nüfus cüzdanını ibraz ederek kullanmak suretiyle ... Bankasına müracaat edip, kredi talebinde bulunduğu, banka tarafından kendisine verilen kredi sözleşmesi ve evraklarını müşteki adına imzalayan sanığa banka tarafından ... kredi numarası ile 112-... hesap numarası üzerinden kredi tahsisinde bulunulduğu ve tahsis edilen 2000 TL kredinin masrafları düştükten sonra 1500,00 Türk lirası kısmının sanığa teslim edildiği, bu olaydan bir süre sonra 22.05.2013 tarihinde sanığın kendisine tahsis edilen bu kredi bilgileri üzerinden kredi kartı almak amacıyla merkezi satış otomasyon sistemi üzerinden müşteki gibi konuşarak kredi kartı talep ettiği ve bunun üzerine aynı banka tarafından sanığa, müşteki adına tanzim edilmiş... numaralı kredi kartının gönderildiği, sanığın gelen bu kredi kartını yine müşteki olan kardeşi adına 04.06.2013 günü teslim aldığı ve ardından aynı tarihte sanığın ... ... Şubesi No:3 isimli bankamatikten 200,00 Türk lirası, aynı yerdeki 2 nolu bankamatikten 250,00 Türk lirası para çektiği, yine 06.06.2013 günü ... ... Şube 3 nolu bankamatikten 500,00 Türk lirası ve son olarak 07.06.2013 günü ... Devlet Hastanesindeki bankamatikten 250,00 Türk lirası para çektiği iddia olunan olayda;
1.Sanığın savunması ve tüm dosya kapsamından, kardeşi olan müştekiye ait kimlik belgesini ibraz edip suçtan zarar gören bankadan kredi kullanarak, haksız menfaat temin ettiği sabit olan sanığın suçtan zarar gören bankanın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat gösterdiği de göz önünde bulundurularak, nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
2.Müşteki adına açtırdığı banka hesabı ile ilişkilendirilerek sahte kredi kartı düzenlenmesine ve kendisine teslim edilmesini sağlayıp, bu kredi kartını muhtelif tarihlerde kullanarak, nakit avans çeken sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 245/3, 43 ve 245/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri tesis edilmesi gerekirken yalnızca aynı Kanun'un 245/3. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
14.04.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1165953800