Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18264 E. 2025/12394 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18264 E. 2025/12394 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18264 E. 2025/12394 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2021/18264
Karar
2025/12394
Karar tarihi
30 Eylül 2025
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Nitelikli dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2021/18264 E.  ,  2025/12394 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/245 E. 2015/50 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafinin temyizi yönünden yapılan ön incelemede; sanıklar müdafiilerinin beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik bir temyiz isteminin olmadığı ve temyizde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan vekilinin temyizi yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafinin temyizi yönünden
Sanıklar müdafilerinin beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik bir temyizi bulunmadığı ve temyizlerinde hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden
Sanık ...'nın ,UYAP üzerinden MERNİS aracılığıyla ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 05.04.2020 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1 maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden
1.Sanık ...'nin %99 hisse, sanık ...'ın da %1 hisse ile ... Sac Tic. Ltd. Şirketinin kurucusu oldukları, şirket işlerini sanık ...'in takip ettiği, öncelikle küçük çaplı işler yaparak piyasada güven oluşturdukları daha sonra katılan şirket de dahil olmak üzere çek karşılığında piyasadan yüklü miktarda mal toplayarak bu malları piyasa değerinin altında satmak suretiyle nakte çevirdikleri, katılan şirkete vermiş oldukları çekleri ödemedikleri ve bu ticaretten elde etmiş oldukları mal varlıklarını diğer sanıkların üzerlerine devir ettikleri iddia olunan olayda, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından; sanık ...'in katılanla en son yaptığı ve karşılığında suça konu 98 adet çeki verdiği yaklaşık 2.500 ton saca ilişkin alışverişinde baştan itibaren kastının dolandırıcılık olup olmadığının tespiti için dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine tevdii ile şirket defterleri ve gerek şirketin gerekse şirket ortaklarının mal varlığında inceleme yaptırılarak, malların alındığı tarih ve suça konu çeklerin ödeme tarihleri itibarıyla borcun ödenme imkanı olup olmadığı, ödeme imkanı olduğu halde hileli olarak ödememe kastıyla menkul ve gayrimenkullerin başkalarına devrinin sağlanıp sağlanmadığı, bu devirlerin karşılığında alınan bedellerin ne olduğu, bu devirlerden sonra tekrar kendileri ya da yakınları üzerine menkul veya gayrimenkul alınıp alınmadığı,şirkete ait suç tarihi ve öncesine ilişkin ödenmiş çekler bulunup bulunmadığı yine sanıkların şirketi ile ... firması arasındaki borç durumu tespit ettirilerek ayrıca sanık ... ya da yakınlarının başka bir şirketle faaliyetlerine devam edip etmedikleri araştırılarak, soruşturma aşamasında dinlenen ve konu ile ilgili detaylı bilgi sahibi olan ... ve ... ile ... firması yetkilisi ...'nin tanık sıfatıyla ifadeleri de alınarak, atılı suçun manevi unsuru yönünden değerlendirme yapılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sanıkların beraatine hükmedilmesi,
2.Kabule göre de;
Sanıklar hakkında kurulan hükmün gerekçesinde atılı suçun yasal unsurlarının bulunmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiş ise de, hüküm fıkrasında uygulama maddesi olarak 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesinin gösterilmesi gerekirken 223/2-d maddesinin gösterilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1184145800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.