İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18120 E. 2025/7859 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2021/18120
- Karar
- 2025/7859
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2021/18120 E. , 2025/7859 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/53 E., 2015/76 K.
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, onama
1-..., ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden katılan vekilinin temyizinin incelenemsinde;
Katılanın, 19.03.2014 tarihli duruşmada sanıklardan ..., ... ve ... hakkında şikayetçi olmadığını bildirilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde katılma kararının hükümsüz kalacağı ve kararı temyiz etme hak ve yetkisinin sona ereceği anlaşılmakla; sanıklar ..., ... ve ... katılana yönelik atılı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davalarına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla katılan adına vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümler yönünden Cumhuriyet savcısının temyizi ile sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümler yönünden katılan vekilinin temyizi ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümler yönünden Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyizleri, sanık ... hakkında aracın satışından kaynaklı nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyizlerinin incelenmesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında atılı resmi belgede sahtecilik suçları yönünden eylemlerin sübutu halinde suç vasfının kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı anlaşılmakla zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'a yüklenen "Nitelikli dolandırıcılık" suçu yönünden, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği; yüklenen diğer suçların sanıklar ..., ..., ..., ... ve sanık ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3-Sanıklar ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünün Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyizi, sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından, aracın kiralanmasına yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün ise katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyizlerinin incelenmesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların suç tarihinde katılandan kiraladığı ve teslim aldığı aracı kiralama süresi sona ermesine rağmen katılana iade etmeyerek bu aracı sahte vekaletname ile ...'a sattıkları olayda sanıkların katılan ...'a yönelik eyleminde gerçek belgelerle kiralama yapmış olmaları karşısında eylemlerin bir bütün halinde basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede:
Sanıkların kiralama eylemine konu TCK'nin 155/1 maddesine uyan "Güveni kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ... hakkındaki 11.03.2015 tarihli mahkumiyet kararından temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
4-Sanık ... hakkında kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı katılan vekili ve sanık müdafinin temyizlerinin incelenmesinde;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
.. Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2014 tarih ve 2014/7476 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında TCK'nin 204/1 maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmış olup esas hakkındaki mütalaada da aynı şekilde sanık hakkında TCK'nin 204/1 maddesinin uygulanması istendiği hâlde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında 204/3 ve 43. maddelerinin uygulanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1169043600