Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17930 E. 2022/21161 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17930 E. 2022/21161 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
3 Ekim 2026
Güncellendi
3 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17930 E. 2022/21161 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2021/17930
Karar
2022/21161
Karar tarihi
28 Aralık 2022
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2021/17930 E.  ,  2022/21161 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Onama, bozma

I) Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
II) Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafinin temyizinin incelenmesine gelince;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 tarihli ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda; sanık ...'in kızı olan sanık ... adına çek ciro etme yetkisi olmamasına rağmen suça konu çeki ciro edip kullandığı, bu şekilde sanıkların resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia ve kabul edildiği olayda; sanık ..., sanık ...'ın babası olduğunu, işlerle babasının ilgilendiğini, çeki katılana babasının verdiğini, borcu babasının ödeyeceğini beyan ettiği; sanık ...'ın ise, iş yerinin kızı ... 'in adına kayıtlı olduğunu, ancak işlerle kendisinin ilgilendiğini, müştekiden almış olduğu mal karşılında PTT kanalıyla ödeme yaptığını, ayrıca elden ödeme yaptığını, suça konu çekin de müşteri çeki olduğunu, kızının şehir dışında olması nedeniyle kızı ... 'in adını yazıp imzaladığını, şikâyetçinin bilgisi dâhilinde ciro ettiğini ifade etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, öncelikle sanık ...'ın diğer sanık ... adına tanzim ya da ciro etmiş olduğu bono/çeklerin bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılarak sorulması, yine benzer şekilde sanık tarafından ciro edilen çeklerin/senetlerin ödenip ödenmediğinin ve kim tarafından ödendiğinin tespit edilmesi, bu çeklerle/bonolarla ilgili icra takibi yapılmış ise imzaya itiraz edilip edilmediğinin belirlenmesi ve ayrıca adlarına ciro yoluyla çek ya da bono verilen kişiler de dinlenerek çekleri/bonoları ne amaçla kimden aldıklarının sorulmasından sonra, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2) Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 28.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 863648500
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.