Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/2719 E. 2023/10028 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/2719 E. 2023/10028 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/2719 E. 2023/10028 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2019/2719
Karar
2023/10028
Karar tarihi
12 Aralık 2023
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Resmi Belgede Sahtecilik, Güveni Kötüye Kullanma

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2019/2719 E.  ,  2023/10028 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/291 E., 2015/400 K.
SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜMLER: Beraat, Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Katılanın 04.03.2019 havale tarihli dilekçe ile şikâyetten vazgeçtiği anlaşılmakla, hükümleri temyize hakkının, sanık ... müdafiinin ise sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyizinde hukuki yararının bulunmadığı belirlenmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık ... müdafiinin hükümleri sanık ... müdafiinin mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
...5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine, güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 nci maddesi uyarınca 80,00 TL ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafii, süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz etmiştir.
2. Sanık ... müdafiinin temyizi, sanığın beraat etmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir.
3.Katılan vekili, sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerini, bono üzerinde değişiklik yapılmasının cezalandırılması gerektiğini, beyan ederek hükümleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan vekilinin, 04.04.2014 tarihli şikâyet dilekçesinde; sanık ...'in icra dosyasında dayanak yaptığı bonoyu diğer sanık ...'nin Esnaf Kefalet'ten kullanmış olduğu krediye kefil olması karşılığında ve bu kefaletinden dolayı bir zarar görmesi durumunda teminat olarak katılan ve diğer sanık ...'den teminat yerine geçmek üzere aldığını, kullanılan kredinin iki aylık taksidinin ödendiğini, sanık ...'in bir zarar doğmamasına rağmen ve düzenli olarak taksitler ödenmiş olduğu halde haksız kazanç elde etmeye yönelik olarak icra takibine konu edildiğini, bonunun vade tarihi kısmında 12.12.2012 yazılı olmasına rağmen şüpheliler taralından 12.12.2013 tarihine çevrildiğini, sanık ... tarafından tahrif edilen kısmın üstüne paraf imzası atıldığını, sanıkların birlikte hareket ederek müvekkilden haksız kazanç elde etmek maksadıyla dolandırdıklarını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde bedelsiz senedi kullanmak, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunmuştur.
2. Sanık ... savunmasında; teminat senedi karşılığında katılan ve diğer sanığın Esnaf kefaletten kullanacakları krediye kefil olduğunu, kredi çekildikten sonra... ve ...'nin işlettikleri iş yerinin iflas ettiğini, aralarına husumet girdiğini, kooperatife olan taksitlerde geciktirilerek ödenmeye başladığını, bu nedenle suça konu senedi icraya koyduğunu, senedi tahsil ettiğini, 9,200 TL'sini aldıktan sonra geriye kalanı da sanık ... ...e yazılı belge karşılığında teslim ettiğini, suç işlemek kastı ile hareket etmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık ... savunmasında, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kooperatifinden 25.000,00 Tl lik kredi çektiğini, bir müddet sonra işletmeyi yeğeni olan katılana devir ettiğini, kredi karşılığında teminat olarak sanık ...'e 12.12.2012 vade tarihli bononun vade tarihini uzatıp 2013 yaparak paraf attığını, sanık ... ile iş birliği yapmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Mahkeme, suça konu bono vasfındaki senetin alınmasında her hangi bir hileden bahsetmenin mümkün olmaması karşısında ve güvence olarak verilen senete konu kredinin 16 taksitinden vadesi gelen 10 unun ödenmiş olması, henüz vadesi gelmemiş 6 taksitin ödenmemiş olması ve bu nedenle senetin henüz bedelsiz kalmamış bulunması karşısında; sanıkların eyleminin bir bütün olarak güvence olarak verilen senetin şartları yerine gelmeden icra takibine konulması nedeni ile; güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmış olmakla; sanıkların sabit olan güveni kötüye kullanma suçundan eylemlerine uyan fiil ve hareketlerinden dolayı 5237 sayılı TCK nın 37. maddesi yollaması ile TCK'nın 155/1 madde ve fıkrası gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına, suça konu resmi belge niteliğindeki bono vade (tevdiye) tarihinde yaptıkları değişikliğin bononun vasfını değiştirmemiş ve kaybettirmemiş olması, bu bonoya dayanılarak elde edilebilecek menfaati artırmamış bulunması karşısında; sanıkların parafı tarih değişikliğinin suç işleme kastı ile gerçekleştirildiğine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir.
5. Katılan ...'nın 04.03.2019 tarihli dilekçesi ile şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği görülmüştür.

IV.GEREKÇE
A.Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Katılanın 04.03.2019 havale tarihli dilekçe ile şikâyetten vazgeçildiğinin bildirilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi gereğince şikâyetten vazgeçme halinde katılma kararının hükümsüz kalacağı ve kararı temyiz etme hak ve yetkisinin sona ereceği anlaşılmakla; yargılama konusu resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçları yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık Müdafiilerinin Temyizine İlişkin
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
a) Sanık ... Müdafiinin Temyizinin incelenmesinde,
Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafisinin vekâlet ücreti ile sınırlı temyizinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli ve 2011/5-137 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmeyeceği" nazara alındığında; sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi sebebiyle, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararı yönünden sanığın vekalet ücretine hak kazanamayacağı belirlenerek, dosya içeriğine uygun biçimde Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
b) Sanık ... Müdafiinin Temyizinin incelenmesinde,
Sanık müdafiinin, süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği ve ancak sanık hakkındaki beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden
1. Sanık ... Atasever'e suça konu 27.000 TL meblağlı bono vasfındaki senet; Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifinden alınan krediye ödenmemesi durumunda güvence olarak verildiği halde; ......ve... Durmaz Atasever'in birlikte hareketi ile; 19.12.2013 tarihinde ...5. İcra Müdürlüğünün 2014/11754 Esas sayılı dosyası üzerinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icraya konulduğu, ödeme emrinin 30.12.2013 tarihinde katılana tebliğ edildiği, güvence olarak verilen senete konu kredinin 16 taksitinden vadesi gelen 10 unun ödenmiş olması bu nedenle senedin kısmen bedelsiz kalmış bulunması karşısında; sanıkların eylemlerinin kısmen bedelsiz kalmış senedi icraya koyarak takibi şikâyete bağlı ve uzlaşma ile basit yargılama usulüne tabi TCK 156 ncı maddesinde belirtilen suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması ile hükümden sonra ve ancak temyiz öncesinde katılanın şikayetinden vazgeçtiği nazara alınarak sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
2. Kabule göre de; sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçu yönünden nedeniyle açılan kamu davası üzerine verilen hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinde düzenleme yapıldığı gözetilerek yeni düzenlemeye göre uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A.Katılan Vekilinin Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik, Sanık ... Müdafiinin ise Sanık Hakkında Resmi belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyizlerinin İncelenmesinde
Gerekçenin (A) ve (B) 1- b bölümlerinde açıklanan nedenlerle ...5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Vekalet Ücretine ilişkin Temyiz İncelemesinde,
Gerekçe (B) 1- a bölümünde açıklanan nedenlerle ...5. AĞır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas 2015/400 Karar sayılı kararına sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Güveni Kötüyle kullanma Suçuna ilişkin,
Gerekçe (B) 2.bölümünde açıklanan nedenle ...5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/291 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1079749300
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.