Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9775 E. 2013/13968 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9775 E. 2013/13968 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9775 E. 2013/13968 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2012/9775
Karar
2013/13968
Karar tarihi
30 Eylül 2013
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2012/9775 E.  ,  2013/13968 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

1-Katılan vekilinin, sanık hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.10.2009 gün ve 2009/89-243 sayılı kararında açıklandığı üzere; 5353 sayılı Yasayla eklenen 5271 sayılı CMK’nun 193. maddesinin 2. fıkrasının konuluş amacı gerekçesinde belirtildiği gibi, sanık hakkında sorgusu yapılmış olsa dahi mahkumiyet dışında bir hüküm kurulması gerektiğinin anlaşılması durumunda, davanın gereksiz yere uzamaması için 5271 sayılı CMK'nun 193/2. maddesi uyarınca sanığın sorgusu yapılmadan da duruşmanın bitirilebilmesi mümkün bulunduğu cihetle; tebliğnamede yer verilen bozma düşüncesine iştirak olunamamıştır.
Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Katılan vekilinin, sanık hakkında 'nitelikli dolandırıcılık' suçundan verilen beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1074483400
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.