İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/231 E. 2013/8106 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2012/231
- Karar
- 2013/8106
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamak
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2012/231 E. , 2013/8106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlamak
HÜKÜM : TCK.nun 245/3, 62, 52/2. maddelerine göre 3 yıl hapis ve 200 TL adli para cezası
I-Sanığın aşamalardaki sözlü ve yazılı savunmalarında ısrarla, kredi kartı için bankaya müracaat etmediğini, müştekinin kendisinin işçisi olduğunu, bankadan kredi çektiğini, kredi çekerken de yanında çalışması nedeniyle işyeri adresini vermiş olduğunu, bu nedenle banka tarafından gönderilen kredi kartının kendisinin işyerine kurye tarafından getirildiğini, kurye kartı getirdiğinde müştekinin hazır olmadığını, kuryenin haber kağıdı bırakarak ayrıldığını, bu durumu müştekiye söylediğinde müştekinin “kartı sen al benim işim var” demesi nedeniyle kargo ofisine gidip kartı müşteki adına teslim aldığını ve kuryenin gösterdiği yeri imzaladığını, kesinlikle bankaya giderek bir belgeye imza atmadığını, teslim aldığı kredi kartını daha sonra müştekiye verdiğini, ancak araç için yedek parça ihtiyacı olması nedeniyle müşteki ile birlikte onun kredi kartını kullanmak suretiyle birkaç yedek parça aldıklarını, kendi yaptığı alışverişlerde slipleri kendisinin imzaladığını, yapılan tüm harcamaların kendisine ait olmadığını, bu kredi kartıyla müştekinin de alışveriş yaptığını, ayrıca ilgili bankanın müdürüyle görüştüğünde müdürün bankalarından kredi çeken müşterilerine resen kredi kartı gönderdiklerini söylediğini belirtmesi, müştekinin 30.04.2009 havale tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesinde sanığın bu savunmasını kısmen doğrulaması, Akbank Samsun Sanayi Sitesi Şubesinin 20.06.2008 tarihli yazısında müştekinin bankadan tüketici kredisi kullandığını ve kendisine bir adet de kredi kartı tahsis edildiğini belirten yazısı, dosya arasına alınan ve 7. sayfasında müştekiye atfen imza bulunan bankanın 14.11.2005 tarihli yazısı ekinde gönderilen ve kredi kartı sözleşmesi olduğu anlaşılan belgenin 1. sayfasındaki kişisel bilgiler bölümünün tamamen boş olması ve alınan ekspertiz raporuna göre de bu belgenin 7. sayfasındaki üye bölümündeki yazıların sanığın elinden çıkmadığının tespit edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve suç vasfının tayini bakımından, öncelikle ilgili bankaya müzekkere yazılarak, müşteki adına bir kredi kartı müracaatı olup olmadığı, olmuşsa kim tarafından müracaat edildiği ve buna ilişkin müracaat formu doldurulup, kimlik ve gelir belgelerinin ibraz edilip edilmediği, dosya arasına gönderilen ve 7. sayfasında sanığın imzasının bulunduğu belirtilenbelgenin kredi kartı talebini içerir bir sözleşme mi yoksa kurye tarafından kart teslim edilirken imzalattırılan bir belge mi olduğunun sorulması, varsa kredi kartı müracaatı esnasında verilen tüm belgelerin ( nüfus cüzdanı fotokopisi, gelir belgesi gibi) dosya arasına celbinin istenmesi, ayrıca kartı teslim eden kuryenin araştırılarak açık kimliğine ulaşıldığı takdirde kartı nasıl ve kime teslim ettiğini, suça konu belge gösterilerek bu belgeyi teslim sırasında imzalattırıp imzalatmadığı ve kime imzalattığının sorulması, varsa teslime ilişkin tüm belgelerin dosya arasına alınması, alışveriş yapılan işyerlerinden kart sliplerinin getirtilmesi, işyeri çalışanlarına sanığın ve müştekinin mahkeme huzurunda çektirilecek teşhise elverişli fotoğrafları gösterilerek alışveriş yapan şahsın sanık olup olmadığının ve alışveriş sırasında yanında müştekinin de bulunup bulunmadığının sorulması ve gerektiğinde dosya arasına alınan tüm belgeler (alışveriş slipleri, teslime ilişkin belgeler vs.) yeniden bilirkişiye tevdi edilerek belgelerdeki imzaların sanık veya müştekiye aidiyeti hususunda imza incelemesi yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-Kabule göre de;
1-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının aynı gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşılarak 12 gün olarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Sanığın mağdura ait kredi kartını 25.08.2005 ve 28.08.2005 tarihleri arasında değişik işyerlerinden alışveriş yapmak suretiyle kullandığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 16/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1071156300