Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/9637 E. 2012/20532 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/9637 E. 2012/20532 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/9637 E. 2012/20532 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2011/9637
Karar
2012/20532
Karar tarihi
28 Kasım 2012

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2011/9637 E.  ,  2012/20532 K.

"İçtihat Metni"

Başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 245/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 5 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, dair İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/09/2009 tarihli ve 2009/779-699 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/1 ve 2. fıkrasında yer alan "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olamamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir." düzenleme karşısında, 5 gün karşılığı adlî para cezasının 1 gün karşılığı takdir edilecek miktarla ile çarpılarak sonuç adlî para cezasının belirlenmemesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesine göre, tekerrür hâlinde hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının, kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi hâli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2. fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, sanık hakkında hükmedilen hapis ve adli para cezalarından sadece hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 02.05.2011 gün ve 2011/5345/24333 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.06.2011 gün ve KYB.2011196662 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü:
1- İncelenen dosya içeriğine göre; daha önce işlediği suç nedeniyle Urla Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/685 esas ve 2008/853 karar sayılı ilamı ile mahkum olan ve bu mahkumiyetinin kesinleşmesinden sonra kanun yararına bozma istemine konu müsnet suçu işlediği anlaşılan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesinin uygulanmasına dair kararın adli para cezasını da kapsadığı yönünde bir hüküm kurulmadığı gibi, 5275 sayılı Yasanın 108. maddesi de dikkate alındığında vaki uygulamanın hükmün infazında karışıklığı da yol açmayacağı anlaşılmakla kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki düşünce yerinde görülmediği cihetle, CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Hükümlüye 5237 sayılı TCK'nın 245/1. maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan 5 gün adli para cezasının, aynı Yasanın 52/1-2. maddeleri uyarınca 1 gün karşılığı takdir olunacak miktarla çarpılmak suretiyle sonuç adli para cezasının belirlenmediği anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2009 gün ve 2009/779 esas, 2009/699 sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olup, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, hükümlüye 5237 sayılı TCK'nın 245/1. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası yanında hükmolunan 5 gün adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/1-2. maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20 TL'den hesap edilmek suretiyle 100 TL adli para cezasına çevrilmesine, infazın bu cezalar üzerinden yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1088400100
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.