Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/6367 E. 2011/20164 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/6367 E. 2011/20164 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/6367 E. 2011/20164 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2011/6367
Karar
2011/20164
Karar tarihi
22 Eylül 2011
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Başkasına ait kredi kartını kullanıp menfaat sağlamak sureti ile dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2011/6367 E.  ,  2011/20164 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kredi kartını kullanıp menfaat sağlamak sureti ile dolandırıcılık
HÜKÜM : 21.12.2001 tarih ve 2000/652 esas 2001/538 karar nolu karar ile; 765 sayılı TCK.nun 64/1. maddesi delaletiyle 504/3, 80, 522 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 773.471.785 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına (Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 11.02.2004 tarih ve 2002/13277 esas 2004/775 karar nolu ilamı ile para cezası 773.471.000 TL şeklinde düzeltilerek onanan)
03.06.2005 tarih ve 2000/652 esas 2001/538 karar nolu ek karar ile; yeniden karar verilmesine yer olmadığına

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.03.2007 gün ve 13/54 sayılı kararında açıklandığı üzere hükmün kesinleşmesi ile vekalet ilişkisi sona ereceği cihetle; öğrenme üzerine 25.08.2008 ve 05.12.2008 günlü temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü.
Hükümlünün, şikayetçinin kredi kartını rızası dışında ele geçirip birden fazla işyerinden alışveriş yapmaktan ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 504/3, 80, 522 ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 245/1, 43/1. maddelerindeki suçu oluşturduğu ve 5237 sayılı Yasanın hükümlü lehine bir düzenleme getirmediği gerekçe gösterilerek evrak üzerinde 5237 sayılı TCK.nun 7 ile 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Kanunların hükümleri olaya uygulanarak birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanunun belirlenmesindeki takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre, hükümlünün suçun unsurlarının oluşmadığına, sübutun bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen son fıkra uyarınca, bir Türk Lirasının altında kalan tutarların atılması gerektiği ve 5252 sayılı Yasanın 5. ve 6. maddeleri ile “ağır hapis” cezasının “hapse” “ağır para cezasının” da “adli para cezasına” dönüştürüldüğü gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan “yeniden hüküm tesisine yer olmadığına” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “mahkememizin 21.12.2001 tarih ve 2000/652 Esas, 2001/538 Karar sayılı kesinleşmiş hükmünde yer alan ağır hapis ibarelerinin 5252 sayılı Yasasının 6.maddesi uyarınca hapse aynı yasanın 5. maddesi uyarınca ağır para cezasının adli para cezasına çevrilmesi, adli para cezasının da 773 TL’ye indirilmesi suretiyle aynen infazına” cümlesi yazılarak sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1092390400
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.